Eki 23, 2020
Çeviri Kabini Nedir?
Çeviri kabini, en az iki simültane çevirmenin eşzamanlı çeviri yapmasına imkan tanıyan ve çeviri ekipmanlarının bulunduğu kabindir. Simültane çeviri genellikle diplomatik, ekonomik, askeri vb. birçok uluslararası organizasyonda, konferanslarda, sempozyumlarda, kongrelerde ve diğer birçok büyük çaplı toplantılarda yapılır. Teknolojinin gelişmesiyle simültane çeviri yapmak kolaylaşmış ve çeviri kabini de bu sürecin olmazsa olmazlarından biri haline gelmiştir.
Simultane çeviri, özellikle çok dilli toplantılarda gerçek zamanlı ve kesintisiz iletişim için vazgeçilmezdir. Bu sistemin kalbinde ise çeviri kabinleri yer alır. Dış dünyadan izole edilen bu özel alanlar, tercümanların odaklanmasını kolaylaştırmakla kalmaz, aynı zamanda konuşmacılarla ve dinleyicilerle etkili bir ses alışverişi kurulmasına da olanak tanır. Simultane çeviri yalnızca bir kulaklık ve mikrofonla yürütülen bir süreç değildir; kabin, kulaklık, mikrofon, ses sistemleri ve ışık donanımıyla birlikte bütünsel bir teknik altyapıya dayanır.
Çeviri kabinleri genellikle 2x2x2 metre boyutlarındadır, ancak mekana göre daha küçük ya da büyük versiyonları da üretilebilir. Bu kabinler, simultane tercümanların salondaki yankıdan, gürültüden veya dikkat dağıtıcı unsurlardan etkilenmeden çeviri yapabilmesine imkân sağlar. Ayrıca kabin, eş zamanlı çalışan iki tercümanın iş birliği yapmasına da olanak tanır. Bu sayede uzun süren oturumlarda yorulmadan, dönüşümlü ve koordineli bir şekilde çalışma sağlanır.
Kabin Standartları ve Teknik Donanım
Uluslararası Konferans Tercümanları Birliği (AIIC) ve Avrupa Komisyonu gibi kurumlar tarafından belirlenen standartlara göre bir çeviri kabini, dört temel ihtiyaca yanıt vermelidir: konuşulan dillerin akustik olarak ayrılması, çevirmen ile salondakiler arasında kesintisiz sesli ve görsel iletişim, çevirmenin yoğun konsantrasyon gerektiren bir işte rahat çalışabilmesi ve kolay kurulabilir, sağlam bir yapı sunması.
Standart bir simultane sistem içinde yer alan bir çeviri kabini; tercüman ünitesi, ses mikseri, mikrofonlar, kulaklıklar, alıcı-verici sistemleri ve bazen de ışıklandırma çözümleriyle donatılır. Tercüman ünitesi, çevirmenin hedef dilde yayına geçtiği kanal üzerinden sesi iletmesini sağlar. Aynı anda birden fazla dilin konuşulduğu toplantılarda kullanılan röle sistemi sayesinde bir kabindeki tercüman, başka bir kabinde yapılan çeviriyi dinleyerek kendi çevirisini gerçekleştirebilir. Bu teknik yapı özellikle çok uluslu toplantılarda oldukça yaygındır.
Uygulamada Kabin Konforu ve Teknik Gereksinimler
Profesyonel bir çeviri kabini yalnızca teknik değil, ergonomik ihtiyaçları da karşılamalıdır. Kabinler, çevirmenin konuşmacıyı doğrudan görebileceği biçimde konumlandırılmalı; masa lambası, yeterli yüzey alanı ve doküman yerleşimi gibi detaylar düşünülmelidir. Tercümanın konforu, yaptığı çevirinin kalitesini doğrudan etkiler. Bu noktada simultane çeviri kulaklığı gibi ekipmanların kalitesi de büyük önem taşır.
Toplantı süresince salonda teknik bir uzmanın bulunması, donanım arızalarının veya senkronizasyon sorunlarının önüne geçer. Bu nedenle simultane sistem kiralama hizmetlerinde teknik destek sağlanması önemlidir. Lingopia, yalnızca çeviri hizmeti değil; ekipman ve teknik destek dâhil olmak üzere 360 derece bir çözüm sunar.
Kabin Olmadan Simultane Çeviri Olur mu?
Yanıt basit: Hayır. Kabinsiz simultane çeviri, hem çevirmenin performansını hem de dinleyici deneyimini olumsuz etkiler. Gürültülü ortamlarda ya da teknik altyapısı yetersiz etkinliklerde yapılan çeviriler, toplantının iletişim kalitesini düşürür. Bu nedenle uluslararası standartlara uygun bir çeviri kabini, sadece konfor değil; etkinlik başarısı açısından da zorunludur.
Lingopia olarak, çevrim içi simultane çeviri dahil olmak üzere fiziksel ve dijital her ortamda çeviri kabinlerinin sağladığı avantajları iş ortaklarımıza sunuyoruz. Çünkü çeviri, sadece dilden dile bir aktarım değil; doğru donanımla desteklendiğinde gerçek bir iletişim köprüsüdür.
Eki 23, 2020
Çalışma Belgesi Çevirisi Nedir?
Çalışma belgeleri, halk arasında işçinin karnesi olarak da bilinir. İşçinin, işten ayrıldıktan sonra talep etmesi halinde, ayrıldığı kurum verir. Yurt dışında iş bulmak, eğitim almak veya yerleşmek gibi sebeplerle çalışma belgesi çevirisine ihtiyacınız olabilir.
Çalışma belgeleri resmî belgelerdir. Kullanılacağı yabancı kurumlarda geçerliliği olması için çalışma belgesi çevirisinin de resmî belge niteliği taşıması gerekir. Dolayısıyla, çalışma belgesi çevirisi yaptırırken, resmî kurumların her türlü çeviri ihtiyacında tercih ettiği noter onaylı çeviri hizmetinden yararlanmak en doğrusu olacaktır.
Çalışma Belgesi Nedir?
Çalışma belgesi, kişi işten ayrıldıktan sonra verilen, işçinin karnesi niteliği taşıyan bir belgedir. Bu belgeler işçinin yaptığı işi teyit eder, belgeler. İşçinin sonraki iş başvuruları için önemlidir. İşten ayrılan kişinin eski çalıştığı kurumdan talep etmesi halinde verilir. İşveren, 2003 yılında kabul edilen 4857 sayılı iş kanunun 28’inci maddesi uyarınca bu belgeyi eksiksiz bir şekilde vermekle yükümlüdür. İçerisinde;
- Çalışanın T.C. kimlik numarası,
- Adı, soyadı,
- Doğum yeri ve tarihi,
- İşe başlama ve işten ayrılma tarihleri,
- Yaptığı işin türü,
- Görevi,
- Çalıştığı departman bilgileri yer alır.
Belgede eksik veya yanlış bilgi bulunmamalıdır. Aksi durumda veya işverenin talebi karşılamaması durumunda, işçi veya yeni işvereni, eski işverene tazminat davası açabilir.
Çalışma Belgesi Çeviri Gereklilikleri
İşçinin çalışma geçmişini kanıtlayan çalışma belgeleri, resmî belgelerdir. Herhangi bir sebeple yabancı bir kurumda kullanmanız ve çalışma belgesi çevirisi yaptırmanız gerekebilir. Bu durumda kurumlar, çevirinin güvenilir olduğundan emin olmayı ve çevirinin resmî belge niteliğini korumasını isterler. Bunu da noter onaylı çalışma belgesi tercümesi yaptırarak sağlayabilirsiniz. Noter onaylı çeviriler, yeminli çevirmenler tarafından yapılır. Çeviri işlemi sonrasında bu çeviri notere gönderilir. Noterde kontrolden geçen çeviri onaylanır ve noter onaylı çeviri olur. Hem çeviri sürecinde hem de sonrasında noterde kontrolden geçen çeviri, aldığı noter onayı damgasıyla resmi makamlarca kabul edilebilir bir belge halini alır.
Şablon halindeki çalışma belgelerinizi Hibrit Çeviri tarifesiyle sunabiliyoruz.
Eki 23, 2020
Günümüzde hem Türkiye’deki hem yurtdışındaki üniversitelerde onlarca dilde yüz binlerce öğrenciye çeviri eğitimi verilmektedir. Lisans eğitimini tamamlayan öğrencilerden isteyen ve hak kazanan öğrenciler, bu alanda yüksek lisans ve doktora da yapabilmektedirler.
Günümüzde Türkiye’de verilen çeviri eğitimi, yazılı çeviri ve sözlü çeviri olarak ayrılan iki alanı içinde barındırır. Eğitim süresince öğrenciler ana dilleri ve çeviri yaptıkları ana yabancı dilleri dışında bir dil daha öğrenirler.
Yabancı dili iyi bir şekilde öğrenebilmenin yolu ana dilini çok iyi bilmekten geçer. Çünkü yeni bir dili öğrenebilmek için dil becerilerinin olması gerekir, ki bunun temeli de ana dildir. Aynı şekilde, iyi çeviri yapabilmenin yolu da öncelikle kendi dilini yetkin bir şekilde kullanmaktan geçer. Kendi dilinde cümle kuramayan, anlatım becerileri kuvvetli olmayan kişiler, yaptıkları çevirilerde de büyük başarılar gösteremezler. Bu sebeple yazılı çeviri eğitiminde öğrencilere öncelikle yazı yazma becerileri kazandırılır. Bunun yanında hukuk, tıp, ekonomi gibi farklı alan çevirilerinin incelikleri de öğretilir.
Kelimesi kelimesine (word for word) çeviri, anlamı anlamına (sense for sense) çeviri ve yaratıcı çeviri gibi çeviri süreçleri öğretilir. Çeviri eğitiminde farklı çeviri süreçlerini deneyimleyip öğrenen çevirmen adayı, çevrilecek metnin türüne uygun çeviriyi seçmeyi öğrenmiş olur.
Sözlü çeviri kısmındaysa, öncelikle sözlü çevirinin en önemli becerilerinden biri olan not alma becerisi kazandırılır. Bir konuşmayı dinlerken nasıl hızlı ve etkili not alınacağı hem teorik hem pratik şekilde aktarılır. Bunların yanında simültane çeviri, ardıl çeviri, yazılı metinden sözlü çeviri gibi sözlü çevirinin farklı alanları da pratik olarak öğretilir ve simultane tercan, ardıl tercüman gibi dil uzmanları yetiştirilir.
Çeviri Eğitiminde Bulunması Gerekenler
Çeviri sektörü de her sektör gibi, hızla gelişen teknolojiye ayak uydurmaya çalışmaktadır. Bu sebeple çevirmen adaylarının hem çeviri teknolojilerinin getirdiği kolaylıklardan faydalanabilmek hem de sektöre ayak uydurabilmek için çeviri araçlarını kullanabilmeleri önemlidir. Dolayısıyla çeviri eğitiminde, yukarıda bahsedilenlerin yanı sıra pratikte, çeviri yaparken kullanılacak araçlar da öğretilmelidir. Bunun yanında, çevirmen adaylarının stil kılavuzunun ne olduğunu, terim listesi oluşturmayı ve bunu kullanmayı bilmeleri gerekir. Dolayısıyla tercüme eğitiminin, çeviri araçlarının kullanımına ilişkin eğitimi de barındırması faydalı olacaktır.
Çevirmenlerin kendilerini geliştirebilmeleri için devamlı pratik yapmaları ve yaptıkları işlerle ilgili, uzman kişilerden geri bildirim almaları gerekir. Geri bildirim süreci tercüme eğitiminin önemli bir parçasıdır.
Geçmişten günümüze çeşitli yollardan geçerek gelişen çeviri eğitimi, yeni çevirmenler yetiştirip çeviri kalitesinin artmasını sağlamaktadır.
Çevirinin Doğuşuna İlişkin İnanışlar
Çeviri, farklı diller konuşan insanların ve toplumların birbirleriyle iletişim kurmalarını sağlamak için ortaya çıkmıştır.
Tevrat’ta geçen Babil Kulesi efsanesi farklı dillerin doğuşunu anlatır. Bu efsaneye göre yalnızca bir dilin var olduğu dönemde, gökyüzüne ulaşmaya çalışan insanlar bir kule inşa etmeye karar verirler. İnşa etmeye başladıkları kuleyi gören tanrı, aynı dili konuşuyorlar ve düşündüklerini gerçekleştirmekte önlerinde bir engel yok diye düşünür ve insanların dillerini karıştırır. Kimse birbiriyle anlaşamayınca Babil Kulesi’nin inşaatı durur. Zamanla yeni diller ve kültürler oluşur. Farklı dillerin doğuşu, efsaneye göre bu şekilde gerçekleşir.
Çeviri Eğitimi Tarihi
Batıda akademik çeviri eğitimi 20. yüzyılın ikinci yarısında başlamıştır. Öncesinde meslek okullarında verilen çeviri eğitiminin akademik düzeye geçirilmesiyle üniversitelerde çeviri bölümleri kurulmuştur. İkinci dünya savaşı sonrasında iyice rağbet gören çevirinin, artık uzmanlık alanı olarak da eğitimi verilmeye başlanmıştır. Çeviri, akademik bir eğitim dalı olmadan önce yabancı dil bilen kişiler tarafından yapılan bir etkinlik olarak görülmüştür.
Türkiye’de ise akademik düzeyde çeviri eğitimi, seksenli yılların başlarında üniversitelerde mütercim tercümanlık bölümlerinin açılmasıyla başlamıştır. 1983 yılında Boğaziçi ve Hacettepe Üniversitelerinde İngilizce Mütercim Tercümanlık bölümünün açılışını sonraki yıllarda Yıldız Teknik ve İstanbul Üniversiteleri takip etmiştir. Sonrasında üniversiteler tercüme eğitimi verdikleri dillere Almanca ve Fransızca başta olmak üzere yeni diller de eklemişlerdir.
20. ve 21. yüzyıl çeviri eğitiminde iletişimsel çeviri kuramı, skopos kuramı ve işlevesel çeviri kuramı gibi incelemelerin ortaya çıktığını görüyoruz. Kaynak ve hedef metin karşılaştırmalarını ve iletişimde özne konumunda olan kitleleri alan bu teoriler, çeviri sürecine ve ürününe eleştirel bir yaklaşımla odaklanırken uygulamalı alanda neler yapılabileceğine de ışık tutmaktadır. Çevirinin diğer disiplinlerle birlikte ele alınması ise onu meslek hayatında daha görünür kılmaktadır.
https://www.udemy.com/tr/topic/translation-business
TKTD sitesi
Eki 22, 2020
Çeviri Fiyatı Nasıl Hesaplanır?
İçeriklerinin doğru ve kaliteli çevrilmesini isteyen kişilerin başvurduğu ilk hizmet noktaları tercüme büroları iken çeviri ücreti yerine çeviri fiyatı aramasında çıkan bütçe belirleyici olmaktadır. Müşterilerin çeviri hizmeti almadan önce merak ettikleri ilk konulardan birisi aldıkları hizmete karşılık ödeyecekleri fiyattır.
Profesyonel bir çevirmenden hizmet almak elbette kendi çeviri yapmanızdan daha pahalıya mal olacaktır. Ancak profesyonel çevirmenlerle çalışarak kişiler, kendilerine zaman ve para kazandırabilirler. Çeviri fiyatı birçok faktöre bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Dolayısıyla metne bakıp ölçümleme yapmadan fiyat hesaplamak çeviri hizmeti veren şirketlerin sağlayacağı bir hizmet değildir.
Çeviri Fiyatı Hesaplamasını Etkileyen Faktörler
Çeviri fiyatını etkileyen çeşitli faktörler vardır. Bu faktörlerin başında metnin uzunluğu gelmektedir. Yani kelime sayısı veya karakter sayısının çeviri ücretine doğrudan bir etkisi vardır. Dünyada genelde çeviri ücretleri kelime sayısı baz alınarak hesaplanırken ülkemizdeyse kelime sayısı veya karakter sayısına çeviri ücreti hesaplanmaktadır.
Çeviri ücretini etkileyen bir diğer faktörde çevirinin yapılacağı dil çiftleridir. Çevirmen arzı yüksek olduğunda fiyat düşük olurken çevirmen arzı azaldığında fiyat yükselir. Örnek vermek gerekirse, İngilizce ve Türkçe dil çiftleri arasında yapılan bir çeviri daha ucuzken Türkçe-Japonca veya Türkçe-Çince gibi dil çiftleri arasında yapılan çeviri daha pahalıdır. Çünkü, tahmin edileceği üzere, ülkemizde İngilizce dili için çeviri yapan çevirmen sayısı fazlayken Çince çeviri veya Japonca çeviri yapan çevirmen sayısı daha azdır.
Bu iki faktöre ek olarak çevrilecek metnin türü de çeviri ücretini etkilemektedir. Bir metindeki terminoloji ne kadar teknik olursa çeviri fiyatı da o kadar yüksektir. Örneğin; tıbbi bir metni çevirmek tanıtım broşürünü çevirmekten daha pahalı olabilir. Kısacası, bir metin ne kadar teknik bilgi içeriyorsa buna paralel olarak fiyat da o kadar artış gösterir.
Çeviri Fiyatı Hesaplanmasında Kullanılan Yöntemler
Çeviri hizmeti sağlayan şirketler çeviri fiyatını hesaplamak için farklı yöntemlere başvurabilir. Yöntemler şirkete, müşteriye ve hatta faaliyette bulundukları ülkeye göre farklılık gösterebilir. Örneğin, Rusya’da ve BDT (Bağımsız Devletler Topluluğu) üyesi ülkelerde faaliyet gösteren dil hizmet sağlayıcılarının çoğu geleneksel çeviri sayfasını kullanarak çeviri ücretini hesaplarken Avrupa ve ABD’de yer alan işletmelerse çeviri ücretini kelime başına hesaplama yaparak belirler.
Çeviri ücreti çeşitli faktörlere bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Bunların başında metnin uzunluğu yer alırken metin türü ve çevirinin yapılacağı dil çifti de çeviri ücretini etkiler.
Eki 22, 2020
Çeviri firmaları, dil engelini ortadan kaldırarak insanların iletişim halinde kalmasına yardımcı olan ve müşterilerin taleplerine uygun olarak çeviri hizmeti sağlayan işletmelerdir. Son zamanlarda, küreselleşmeyle birlikte işlerini uluslararası platforma taşımak isteyen pek çok kişi ve işletme vardır. Bu süreç yönetiminde aşılması gereken ilk engel dildir. Dolayısıyla, bu işletmeler veya kişilerin başvurduğu ilk yer çeviri firmaları iken bazen çeviri siteleri şeklinde de arama yapılabilmektedir.
Çeviri Firmaları Tarafından Sağlanan Hizmetler
Çeviri, çok geniş bir alanı kapsamaktadır. Dolayısıyla çeviri firmaları bünyesinde, farklı alanlarda uzman birçok çevirmen çalışmaktadır. Bu faaliyeti layıkıyla yürütmek isteyen firmalar, alanında uzman çevirmen kadrosuyla iyi bir proje yönetim sistemi geliştirerek müşterilerine hızlı ve kaliteli çeviri sunmayı amaçlar. İşte çeviri işletmeleri kendi oluşturdukları ve edindikleri bir kalite politikası kapsamında faaliyetlerini sürdürürler. Bu kapsamda çeviri firmalara tarafından sağlanan hizmetler şunlardır:
- Yazılı Çeviri Hizmeti
- Sözlü Çeviri Hizmeti
- Simultane Çeviri
- Hukuki Çeviri
- Medikal Çeviri
- Altyazı ve Dublaj Çevirisi
- Web Sitesi Çevirisi
- Edebi Çeviri
- Basın Bülteni Çevirisi
Çeviri Firmaları ve Çalışma Prosedürü
Daha önce de bahsettiğimiz gibi çeviri çok geniş bir alanı kapsamaktadır. Bunun bir sonucu olarak farklı alan bilgilerine sahip birçok çevirmen bulunmaktadır. Müşteriler tarafından talep edilen çevirilerin kaliteli bir şekilde müşterilere ulaştırılması açısından çeviri firmaları, alanında uzman çevirmenlerle çalışmaktadır.
Bu çevirmenler alanlarında uzman oldukları sektöre dair bilgisi olan ve terminolojiye hâkim kişilerdir. Çevirmenler çeviride tutarlılığı sağlamak amacıyla terim listesi hazırlar ve çeviri süresince bu terim listesinden faydalanırlar. Çevirinin kaliteli olmasını sağlamak amacıyla çeviri işletmelerinde kullanılan bir diğer kaynak ise stil kılavuzlarıdır.
Çevirmenlerin yanı sıra, çeviri işletmelerinde editörlerde çeviri sürecinde aktif rol oynar. Bir çevirinin kalitesi, çevirinin hatasız yapılması ve kaynak dildeki anlamın hedef dilde de karşılanması gibi birçok faktöre bağlıdır. Çevirinin hatasız olarak müşterilere ulaştırılması noktasında editörler devreye girer.
Şöyle ki, çevirinin son aşamasında yani müşteriye teslim edilmeden önce gerekli düzenlemeleri yapan kişiler editörlerdir. Kısacası çeviri işletmelerinde amaç, uzman kadrosuyla beraber kalite standartlarına uygun şekilde müşterilerine hızlı çeviri hizmeti sağlamaktır. Çeviri firmaları, insanların talepleri doğrultusunda yüksek kalitede ve hızlı şekilde çeviri hizmeti sağlayan işletmelerdir.
Eki 21, 2020
Bir çeviri ajansı yazılı çeviri, sözlü çeviri ve yerelleştirme gibi her türlü dil hizmetine ek olarak mizanpaj, deşifre gibi ek hizmetler de sunan ve bir iletişim ajansı gibi hareket eden çeviri işletmesidir. Çeviri yaptırmak isteyen birey veya işletmeler, bir bir tercüme bürosundan sadece “iyi bir tercüme” talep edebilirken çeviri ajansının kendisine farklı çözümleri metodolojik bir şekilde sunduğunu fark eder ve ihtiyaçlarına en uygun çeviri hizmetini alırlar. Son yıllarda küreselleşmenin de etkisiyle insanlar arasındaki etkileşim artmış ve artık dünyanın her yerinde milyonlarca insan birbirleriyle iş kurmaya başlamıştır. Bunun bir sonucu olarak da çeviri tedarikçilerine duyulan talep artmaya devam etmektedir.
Bir Çeviri Ajansının Sunduğu Hizmetler
Farklı sektörlerden birçok kişi çeviri ihtiyaçlarını gidermek için tercüme bürolarına başvurur. Ancak gelişen teknolojik araçlarla birlikte artık çevirinin konusu Word dosyalarının ötesinde JSON dosyaları, HTML uzantı dosyalar ve diğer birçok format olabilmektedir. Bu çeşitlilikten dolayı klasik tercüme büroları daha kaliteli hizmet sunmak ve rekabette öne çıkmak için çeviri ajansı kimliğine evrilmektedir.
Bu da beraberinde çok farklı çalışma alanları ve kaynak geliştirmeyi gerektirmektedir. Örneğin, profesyonel çeviri ajansı bakışına sahip bir işletme tıp çevirisi konusunda uzman bir çevirmen iyi çeviri yaptığı için acil yetişmesi gereken bir hukuk çevirisini bu alanda kendisini yetkin hissetmeyen tıp çevirmenine atamaz. Her ikisi de terminoloji ve sektör bilgisi gerektiren bu iki metin türünün çevirisinde farklı uzmanlıkta çevirmenler yer alır.
Lingopia dahil çeviri ajanslarının sunduğu hizmetler genel olarak şu şekilde sınıflandırılabilir:
- Yazılı çeviri hizmeti
- Proofreading hizmeti
- Noter onaylı tercüme hizmeti
- Sözlü çeviri hizmeti
- Yerelleştirme hizmeti
- Web sitesi çevirisi
- Altyazı ve dublaj çevirisi
- Deşifre hizmeti
- Mizanpaj hizmeti
Bir Çeviri Ajansı Nasıl Çalışır?
Çeviri ajanslarında farklı alanlarda uzman çevirmen ve kıdemli editörler görev yapar. Profesyonel çeviri sürecinde nihai amaç, çeviri hizmetini ISO 17100 standardına göre sunabilmektir. Çevirinin kaliteli olmasını sağlamak amacıyla hazırlanan bir ya da daha fazla stil kılavuzu, çeviri ajansında faaliyet gösteren kişiler tarafından kullanılmaktadır. Bunun yanı sıra, projelerini çeviri yazılımlarını kullanarak yürütürler.
Çeviriye olan talebin artması çeviri ajanslarının da sayısını arttırmıştır. Bunun sonucunda ortaya çıkan rekabet ortamında öne geçmek isteyen ajanslar, müşterilerin taleplerine uygun olarak farklı kalite standartlarında hizmet seviyeleri sunmaktadır.
- PLUS Çeviri: Üniversitelerin ilgili bölümlerinden mezun, çeviri eğitimi almış kişiler tarafından çeviri hizmeti verilir. Bu kişiler sektör terminolojisine hâkim ve alanında uzmandır. Çeviri nihai aşamasında kıdemli editörler tarafından genel olarak kontrol edilir. Sistemi hataların altı çizilir ve raporlamalar gelişim sürecine geribildirim olarak döner.
- PRO Çeviri: Stil kılavuzu ve terim listesi gibi kaynaklardan faydalanarak yapılan bu çeviri türünde alanında uzman çevirmenlerin yanı sıra kıdemli editörler de çeviri süresince aktif rol oynamaktadır. Lingopia olarak, kaliteli çeviriye dair tüm unsurları içeren bu hizmeti genelde kurumsal müşterilerimize sunuyoruz.
Çeviri ajansları ülkeler arasındaki dil engelini kaldırarak insanların etkileşim halinde kalmasını sağlayan işletmelerdir.