05330534554 [email protected]
Çeviri Kalitesi Nasıl Değerlendirilir?

Çeviri Kalitesi Nasıl Değerlendirilir?

Çeviri Kalitesi Nasıl Değerlendirilir?

Çevirinin kalitesini değerlendirmek zordur. Hızlı bir Google aramasının da ortaya koyacağı gibi, tüm çeviri şirketleri en iyi kaliteyi sunduklarını iddia eder. Ama ilgili dili konuşmuyorsanız bunu nasıl anlayabilirsiniz? Dilin öznel yapısı, çeviri kalitesini hesaplamayı daha da zorlayıcı hale getiriyor. İnsanların basitçe bazı şeylerin nasıl ifade edildiğiyle ilgili farklı fikirleri vardır.

Peki bir çeviri şirketinin yüksek kalitede iş teslim edip etmediğini nasıl anlarsınız? Bu makalede, bir çevirinin iyi olup olmadığını belirlemek için kullanabileceğiniz bazı açık ve objektif kriterler sunuyoruz.

Yüksek kaliteli çeviri nasıl belirlenir?

İyi çeviri, anlamın bir dilden (kaynak) diğer bir dile (hedef) doğru aktarımını gerektirir. Kültürel ve bölgesel farklılıkları göz önünde bulundururken orijinal tonu ve amacı iletmeli.

 Yüksek kaliteli çeviri:

– Asıl anlamı hedef kitleye hem okunaklı hem de anlaşılır bir şekilde etkilice iletmeli.

– Tüm gramer kurallarına uymalı ve satır sonu, noktalama işaretlenin kullanımı, hizalama ve büyük-küçük harf kullanım kurallarına uymalı.

– Uygun adres, tarih ve ölçü birimi düzenleri kullanmalı.

– Uygun ve tutarlı terminoloji kullanmalı; eğer bir sözlükten faydalanılıyorsa çeviri, sözlükte belirtilen tüm terminolojiye uymalı.

– Kaynak materyalin sitilini yansıtmalı.

– Dilin güncel uygun kullanımına bağlı kalmalı ve hedef kitle için uygun kaydı kullanmalı.

– Tüm müşteri koşullarını sağlamalı.

– Herhangi bir kültürel faktörü göz önünde bulundurmalı.

Nihayetinde, bir çeviri hedef dilde yazılmış gibi okunmalı. İyi bir çeviri, ana içeriğe bilgi EKLEMEMELİ ya da orijinalin stilini, tonunu veya anlamını hiçbir şekilde DEĞİŞTİRMEMELİ.

Pazarlama ve reklamcılıkla ilgilenirken bir istisna geçerlidir. Web metni, reklamcılık ve yaratıcı konseptler her zaman bir kültürden diğerine doğrudan çevrilmez. Bu tür içerikler sıklıkla, fikirlerin ve konseptlerin hedef dile adaptasyonunu gerektiren yaratıcı uyarlamaya ihtiyaç duyar. Bazen mesajın etki yaratması için orijinal içerikte önemli değişiklikler yapmak gerekir. Sonuç çoğunlukla, yeni geliştirilmiş içerik, çevrilmiş içerik ve yeniden yaratılmış içeriğin birleşimidir.

yüksek kaliteli çeviri için ideal süreç

Bir şirketin yüksek kaliteli iş üreteceğine nasıl anlayabilirsiniz?

Elbette, dilbilimcinin yeteneği çeviri kalitesine katkı sağlayacaktır. Bir dil hizmeti sağlayıcısı, ana dili hedef dil olan ve hedef dilin konuşulduğu konumda yaşayan çevirmen ve editörler kullanmalı. Belirli bir bölgede oturan bir kişi, modern kullanımı en iyi şekilde anlayacaktır. Bir çevirmen ayrıca, çevirdiği konu üzerindeki uzmanlığını kanıtlamış olmalıdır. Örneğin, hukuk geçmişi olan bir dilbilimci bir müze için sergi didaktiğini çevirmek için uygun olmayabilir.

Ancak çevirmenler yapbozun sadece bir parçası. Bir şirket, güvenilir bir şekilde yüksek kaliteli çeviri üretmek için, başarılı olduğu kanıtlanmış süreçleri tutarlı bir şekilde takip etmelidir.

Çeviri süreci, kaliteyi iki ve üç kere kontrol eden adımları içerir.

– Metin ilk dilbilimci tarafından çevrildikten sonra düzenlemek için aynı derecede nitelikli ikinci bir dilbilimciye gönderilir.

– Editör, metnin hatasız olduğundan ve kaynak metnin sitil ve amacını ilettiğinden emin olmak için çeviriyi kaynak metinle kıyaslar.

– Orijinal çevirmen değişiklikleri gözden geçirir, bunları metne dahil eder ve çeviriyi sonlandırır.

– Son olarak, işin tüm müşteri koşullarını sağladığından emin olmak için son bir kalite güvencesi yürütülür.

Çalışma üzerinde birden fazla gözün bulunması, kalite standartlarının korunmasını sağlayarak denetim ve dengeyi sağlar.

bir çeviri projesine doğru şekilde başlamak

Büyük dilbilimcilerin ve sıkı süreçlerin ötesinde sonucu etkileyen ek faktörler bulunur.

Kaynak metnin kalitesi çevirinin kalitesini de etkiler. Metin net, kısa ve öz bir dille yazıldığında yanlış yorumlamak için daha az yer olur. Doğru yazım, gramer ve noktalama için uygun redaksiyon, hataların çeviriye girmemesini sağlamaya yardımcı olur.

Dilbilimcilere sitil kılavuzu, referans malzemesi de dahil mevcut kaynaklar sağlanmalı. Terim veri tabanı, terim hafızası veya veri sözlüğü de denen terimler sözlüğü, çeviri projeleri arasındaki tutarlığı geliştiren bir araçtır. Bu, şirketin kaynak dildeki ana terminolojisi ve hedef dildeki onaylanmış çevirilerin bir derlemesidir. Bu, terimlerin her seferinde doğru ve tutarlı bir şekilde kullandığında emin olmak için çevirmenlere yardımcı olur. Tutarlı bir sitil, kelime hazinesi ve ifadeyi devam ettirmek için öncesinde terimler sözlüğü oluşturmak iyi bir uygulamadır.

çeviri sonrası inceleme kaliteyi ölçmek için nasıl kullanılabilir?

Kurum içi bir eleştirmen tarafından yapılan bir çeviri sonrası incelemenin çeviri kalitesini hesaplamanın iyi bir yöntemi olduğunu varsaymak kolaydır. Bu varsayım, eleştirmenin gerçek dilbilimsel sorunları açığa çıkardığı durumlarda doğru olabilir. Ancak, çoğu inceleme sürecinin bütünlüğüne bağlıdır.

Her şeyden önce, çeviri sonrası incelemenin başarısı, eleştirmenin aradığı özelliklere ve onların en iyi uygulamalara ne kadar yakından bağlı olduklarına bağlıdır. Nitelikli ve bilgi sahibi bir eleştirmen hem şirketi hem de içeriği iyi bilmeli ve hem kaynak hem de hedef dilde yüksek seviyede bir yeterliliğe sahip olmalı. Eleştirmenin rolü, sektörel terminolojinin doğru kullanımını ve şirketin marka standartlarının doğru iletişimini sağlamaktır. Eleştirmenin biçimsel ve tercihli değişiklikler yapması doğru bir uygulama değildir.

Çeviri kalitesini hesaplarken hatalar ve tercihi değişimlerin arasındaki farkı ayırt edin. Çevirmenler, şirketin üslubunu ve sesini anlamalarına yardımcı olmak için hedef kitlenin yanı sıra kendilerine verilen bağlamsal materyallere göre bilinçli kararlar alacaklar. Ama bireylerin kelime ve ifade seçimlerinde farklı tercihleri vardır. Bu nedenle, çeviri inceleme sürecinde öne sürülen öneriler hataların göstergesi olmayabilir. Aynısı, marka dilini geliştiren düzenlemeler için de geçerlidir. Bu tür değişiklikler şirketin mesajını belirlerken çok değerli olabilir ancak bunlar çeviri kalitesini yegâne göstergesi olarak kullanılmamalı.

resmin tamamına odaklanmak

Kalite, yukarıda özetlenen faktörlerle sınırlı değildir. İyi bir çeviri istenilen bir hedefi karşılayan çeviridir ve iyi bir çeviri şirketi o hedefi elde etmek için müşterileriyle çalışanlardır. Örneğin, bir çeviri sadece bilgilendirme amacıyla kullanılıyorsa ve zaman çok önemliyse, üç aşamalı kalite güvence süreci için gereken para ve zaman bir anlam ifade etmeyebilir.

Eriksan’nın çeviri projesinin başarısını ölçmek için kullandığı bazı kriterler şunları içerir:

– Net bir zaman çizelgesi temin edildi ve ona bağlı kalındı mı?

– Materyaller üzerinde anlaşmaya varılan formatta mı teslim edildi?

– Süreç başında itibaren net bir şekilde açıklandı mı?

– Ekip, sorulara duyarlı mıydı ve bunları iyice ele aldılar mı?

– Ekip, meydana gelen herhangi bir sorun veya değişiklik konusunda esnek miydi?

İyi müşteri hizmeti çeviri kalitesiyle karıştırmamalıdır ancak genel memnuniyeti değerlendirirken göz önünde bulundurulması gereken bir faktördür. 

güvenilir, yüksek kaliteli sonuçlar

Çeviri kalitesini değerlendirme görevi her zaman kolay değildir ancak yukarıdaki kılavuzlar çevirinin doğru standartları karşılayıp karşılamadığıyla ilgili bir takım güzel kriter sağlar. En iyi uygulamalar bağlı kalan, sıkı bir süreci takip eden ve iyi iletişim hatları sağlayan bir çeviri şirketiyle çalışarak sorunsuz bir süreç ve güvenilir, yüksek kaliteli sonuçlar bekleyebilirsiniz.

Stil Kılavuzu Çeviri Projeniz Açısından Neden Önemli?

Stil Kılavuzu Çeviri Projeniz Açısından Neden Önemli?

Stil Kılavuzu Çeviri Projeniz Açısından Neden Önemli?

Stil kılavuzu tüm çevirilerinizi, markanızın sesini yansıtacak şekilde bir arada tutan bir yapıştırıcıdır. İçeriklerinizi farklı ülke ve bölgelerde birden çok hedef kitle için yerelleştirmiş olsanız da markanız için benzersiz bir küresel imaj oluşturmanızı sağlar. 

Stil kılavuzu, çevirmenlerin ve dilbilimcilerin projeniz üzerinde çalışırken uymaları gereken bir dizi şirket içi kuralı kapsar. Çeviri karmaşık bir süreçtir, bu yüzden çevirmenlerin bir stil kılavuzu olmadan markanız açısından önemli unsurları takip etmesi zorlaşır. Sonuç olarak içeriğiniz tutarsız olacak ve markanızın kişiliğini yansıtmayacaktır. 

Hedef kitleniz kolayca kafa karışıklığı yaşayabilir ve en nihayetinde bir marka olarak kim olduğunuz ve neyi temsil ettiğiniz konusunda yanlış bir mesaj verebilirsiniz. Ayrıca stil kılavuzu, beklentilerinizi iletmenize yardımcı olurken dilbilimcilerin vaktinde mükemmel sonuçlar ortaya koymasını kolaylaştırır. Stil kılavuzuna yatırım yapmanın diğer bazı faydalarından bahsedelim.

1. Tutarlılık

Bir stil kılavuzunuzun olmasının getirdiği en bariz fayda, çeviri tutarlılığı sağlamaktır. Stil kılavuzu, yazarın ton ve üslubundan Oxford virgülü gibi dil bilgisi sorunlarını nasıl ele aldığınıza kadar markayla ilgili her şeyi kapsar. 

Her dilde belirsizlikleri vardır; bu yüzden çeviri ve yerelleştirme ekibinizin çeşitli içeriklerinizde mutlaka aynı dil bilgisi kurallarını uygulamasını istersiniz. Birçok dilde konseptleri cinsiyet kriterlerine göre ifade etmek için farklı yollar vardır, bu yüzden belirsizliklerden kaçınmak için mutlaka bir kural belirleyin. 

Aynısını sayıları yazarken, resmi başlıklar atarken ve noktalama işaretlerini kullanırken yapın. Örneğin bazı markalar içeriklerinde ünlem işareti görmekten hoşlanmaz. İçeriğinizde belirli sözcüklerin kullanılmasını istemiyorsanız bunu projenin başında mutlaka belirtin. 

Japonca veya Korece gibi birden çok resmiyet seviyesinin bulunduğu dillerde dilbilimcilerin içerikleriniz için hangi üslubu kullanması gerektiğini netleştirmeniz gerekir. Aksi takdirde, pek resmi görünmeyen internet sitenizde çok resmi pazarlama içerikleriyle veya tam tersiyle karşılaşma riski söz konusu olabilir.

Böyle bir durumda potansiyel uluslararası müşterileriniz bir işletme olarak kim olduğunuzu veya markanızı pazarda nasıl konumlandırdığınızı anlamayacaktır. Bu küçük bir detay gibi görünebilir; fakat Asya kültürlerinde büyük fark yaratır.

Son olarak tutarlılık, terminolojinin çeşitli içerik türlerinde doğru şekilde kullanılması anlamına gelir. Ürün veya yöntemlerinizin isimleri için patentleriniz veya ticari markalarınız varsa çevirilerine ilişkin yönergeler belirleyin. Bazen hedef dilde olumsuz bir anlam yaratmadıkları sürece isimleri çevirmemek daha iyidir. 

Daha tutarlı olmak için markanın sesini,  formaliteyi ve terminolojiyi açıklarken olabildiğince dolambaçsız bir üslup kullanmaya çalışın. Çeşitli durumları ve kelimelerin farklı bağlamlarda nasıl kullanılmasını istediğinizi açıklamak için örnekler vermek en iyi yöntemdir. 

2. Verimlilik

Stil kılavuzunuz varsa çeviri ve yerelleştirme ekiplerinizle iletişimi akıcı bir şekilde gerçekleştirirsiniz. Stil kılavuzu sayesinde projede görevli dilbilimciler, kendilerinden bekleneni bildikleri için çeviri süreci kolaylaşır. Açık yönergeler, insanların yaptıkları işten emin olmasını sağlayacağından grup içindeki stresi azaltır. Çevirmenleriniz bağımsız olarak daha iyi çalışır, teslim tarihlerine uyarken azami çeviri verimliliğine ulaşırsınız. 

Kılavuzlar gereksiz işleri azaltır, böylece dilbilimciler ve yerel içerik üreticileri, çalışma saatlerini araştırmayla harcamak yerine bilgiye hızlı bir şekilde ulaşarak ellerindeki işe odaklanır. İçeriğinizi yerel düzeydeki hedef kitleler için daha erişilebilir kılmak için transkreasyon yaparsanız stil kılavuzu yaratıcılık için mükemmel bir çerçeve oluşturur. 

Bunun da ötesinde, halihazırda bir stil kılavuzunuz varsa yeni başladığınız bir çeviri projesinde tekrar tekrar aynı konuşmaları yapmanız gerekmez. Kılavuzu iletmeniz yeterli olurken projede görevli dilbilimciler size yalnızca ekstra soruları olursa geri döner. 

Stil kılavuzunuz, bir çeviri projesine başladığınızda yönetimsel süreçleri hızlandıran bir kaynak haline gelir. Portföyünüze yeni diller eklemeye karar verdiğinizde de ek kılavuzlar oluşturmak için önceki kılavuzlarınızdan ilham alabilirsiniz. 

İşin sırrı stil kılavuzunun güncel ve markanızla ilişkili kalmasını sağlamaktır. Küresel ölçekte ne kadar büyürseniz kılavuzlarınız yeni kitleleri ve kültürel içgörüleri kapsayacak şekilde o kadar değişime uğrayacaktır. Hedef pazar ve kitleye uygun hareket ettiğinizden emin olmak için markanızın sesini ve üslubunu yılda bir veya iki yılda bir analiz etmeli ve güncellemelisiniz. 

3. Açık Mesajlaşma

Çeviriler için stil kılavuzu kullanmanın diğer bir avantajı, birçok platformda çeşitli dillerde net mesajlar yazabilmenizdir. Bu şekilde sosyal medya mesajlarınız, e-posta içerikleriniz, web siteniz ve hatta teknik belgeleriniz aynı şeyleri ifade edecektir. 

İngilizce, İspanyolca veya Fransızca gibi birçok versiyonu ve lehçesi olan dilleri düşünün. Stil kılavuzu, içerik oluşturma sürecine katılan herkesin aynı kuralları izleyip aynı dili konuşması için hangi versiyonu/versiyonları tercih ettiğinizi açıklar. 

Son olarak stil kılavuzları, büyük ekiplerin içerikleri aynı hedef kitleye uygun hale getirmesini sağlar. Kuralları mutlaka kitlenizi göz önünde bulundurarak yazın. Yaş grubu, kültürel birikim, eğitim ve alışkanlıklar gibi unsurlar markanızın kimlere hitap ettiğini etkileyebilir; bu yüzden tüm bunların kılavuzda açıklandığından emin olun. Aksi takdirde içeriğiniz kitlenizin beklentilerini karşılamayacak ve insanlar içeriğinizi okumayacaktır. 

Özetle:

Stil kılavuzu, çevirmenlerin en kaliteli içeriği sunmasına ve markanızın sesini birçok dilde korumasına yardımcı olur. Bunun gerçekleşmesi için çeviri ve yerelleştirmeyi etkileyebilecek tüm unsurlardan bahsetmeniz gerekir. Bunların arasında markanın üslubu, mesajlaşma ve terminoloji, kaçınılması gereken sözcükler ve noktalama işaretleri, dil bilgisel belirsizlik örnekleri, cinsiyete yer veren dil, resmi unvanlar ve sayıları ele alan yönergeler, hedef dilin bölgelere göre farklı diyalektleri ve markanız açısından önemli ayrıntılar (bunlarla sınırlı olmamak üzere) yer alır. 

Son olarak çevirmenlerinizin kendilerinden ne beklediğinizi anlamaları için mutlaka kılavuzu takip etmeyi kolaylaştıracak örnekler verin.

Çeviren: Güvenç Arman Arı

Kaynak: Clear Words Translation

İngilizce Çeviri

İngilizce Çeviri

İngilizce çeviri hizmetini ister bir makale çeviri hizmeti için bireysel olarak, ister yabancı müşterilere doğru pazarlama metinleri veya faaliyet raporuyla hitap etmek isteyen bir işletme olarak talep edin; yetkin bir kadroyla çalışmak çok önemli. Sözlü iletişim gerektiren toplantı ve etkinliklerde ise profesyonel İngilizce tercüman desteği gerekir.

Ticari işletmeler, makine çevirisi alanındaki baş döndürücü gelişmelere paralel olarak İngilizce çeviri için sadece makine çevirisi kullanma veya en uygun çeviri fiyatı arama hatasına düşebiliyor. Ancak otomatik çeviri aslında İngilizcede yaygın olan “lost in translation” durumuna; yani tercümenin özünde bulunan çok fazla unsurun kaybolmasına yol açabiliyor. Hatta buradaki İngilizce çeviri hedeflenenin aksine kafa karıştırıcı veya belirsiz anlamlar taşıyan bir içeriğe neden olabiliyor; bu da hedef kitle ve müşterileri, daha onlarla tanışmadan kaybetmek anlamına gelebiliyor.

12 yıldır doğru İngilizce çeviri hizmetleri sunan bir kadro olarak Türkçe-İngilizce çeviri ve İngilizce-Türkçe çeviri hizmetlerinde nitelikli sonuçlar için bazı ipuçlarını paylaşmak istedik

İngilizce Çeviri=Kısa ve Özlü İfadeler

En nihayetinde İngilizceye çevrilecek bir içerik yazıyor ve yazdırıyorsanız bu küçük adım, büyük bir fark yaratabilir. Cümlelerinizi kısa tutmak ve yalnızca tek bir düşünce, konuyu ve eylemi içerecek şekilde yazmak tercüme edilmesini kolaylaştıracaktır. Türkiye’deki müşterilerin isim ve sıfat tamlamalarıyla yetinmeyip fiilimsi yapılar ve diğer dil unsurları kullandığınızda İngilizce çeviri içinden çıkılmaz hale gelmeye başlar. Buna bir de edilgen cümleler eklenirse çok basit “İngilizce çeviri” işi çok fazla tartışmaya yol açabilir.

İngilizce Çeviri İçin İpuçları
Bu örnek, İngilizce çeviri açısından sade anlatımın önemini vurguluyor.

Profesyonel Çeviri tarifemizde görevlendirdiğimiz editörler ve transkreasyon hizmetinde iş birliği yaptığımız anadil editörleri, pazarlama odaklı belgelerde kelimesi kelimesine çeviriden kaçındığı gibi, istenen etkiyi yaratmak için cümle bazlı çeviriden de uzaklaşır. Yani dil uzmanlarımız, yıllara yayılan deneyimi sayesinde, birkaç yan cümleden oluşan büyük bir cümleyi etkili bir anlatım için ayrı cümlelere dönüştürebilir.

İngilizce Çeviri Projelerinde Terim Yönetimi

Bir dilde cümleler arasındaki farklılıklar çok önemli görünmese de ilgili metni başka bir dile çevirdiğinizde metnin anlamını tamamen değiştirebilir. Örneğin, “resistance”, “resilience” ve “robustness” ifadelerinin geçtiği bir kurumsal metni düşünün. Genellikle İngilizceden Türkçeye geçen bu kavramlar bir süre sonra standart ifadelere dönüşürken İngilizceye çevirisi bile aynı kolaylıkta olmayabiliyor. Özellikle bu terimlerle çok haşır neşir olmayan çevirmenler “direnç”, “direniş”, “dayanıklılık”, “güçlü olma”, “sağlamlık” gibi birbirinden farklı karşılıkları keyfi olarak kullanabiliyor.

Aynı durum parsel, ada, imar planı gibi teknik terimlerin kullanıldığı bir şartname ve temyiz ve istinaf gibi hukuki terimlerin sıkça tekrarlandığı bir sözleşme için de geçerlidir. Doğru terim yönetimi, hayat kurtarır 🙂

Dile Nüanslarını ve Kültürel Farklılıkları Kavramak

İngilizce çeviri açısından başlı başına teknik bir konu olan ve disiplin gerektiren terim yönetimini aşan bu adım, sübjektif dil yaklaşımını ölçülü bir şekilde uygulamayı gerektirir.

Hemen dil nüansları ve kültürel farklılıklarla ilgili somut örnekler verelim:

“Değerli Yatırımcılar, kıymetli iş arkadaşlarımız” şeklinde başlayan bir genel müdürü mektubunu İngilizceye iki hitap ifadesi ile aktarmak ne derece doğrudur?

“Elimizden geleni yapacağız” ifadesi her seferinde “We will do our best” midir, yoksa “We will spare no efforts…” ifadesi aslında mesajın İngilizce okur kitlesine doğru vurguyla aktarılmasını mı sağlar?

İngilizceye yüzyıllar önce giren “yoğurt” kelimesine karşılık yeni bir ürünü nasıl aktarmalıyız? Örneğin, kadim kültürümüzde “döner” olarak bilinen yemek “gyro” diye aktarılabilir mi?

Başta büyük bir sorun değilmiş gibi görünen nüanslar ve kültürel ifadeler, İngilizce çeviri açısından bambaşka sonuçlara yol açabilir. Hatta kaliteli bir çeviri, sırf bu ayrışmalardan ötürü yoğun bir eleştiriyle karşılaşabilir. Burada çeviri ajansının müşteriyle doğru bir iletişim kurması ve sorun teşkil edebilecek her bir kullanıma kültürel lenslerden bakması kritik önemdedir.

İngilizce Çeviri ve Edilgen Cümleler

Türkçe, edilgen cümle yapısıyla ün salmış bir dildir. Belki bunun sorumluluğu bir başkasına devretmek veya ön plana çıkmaktan kaçınmak şeklindeki bir bilinçaltının tezahürü olduğunu söylemek kolay değil; ancak neredeyse tüm metinlerimizde edilgen yapı görmek mümkün.

“Şirket tarafından gerçekleştirilen etkinlikte ödüller genel müdür tarafından takdim edildi ve sonrasında kurdele kesildi” gibi bir cümleyi İngilizceye birebir aktarmak hedef dil okuruna, Türkçe tercümesi “çeviri kokan” metinlerdeki gibi bir his yaşatacaktır.

Lingopia, düzenli çeviri hizmeti sunduğu kurumsal müşterilerini edilgen yapıdan uzaklaşma politikasına yönlendirir.

Stil Kılavuzu Kullanmak

Profesyonel çeviri kapsamında en çok önemsediğimiz konulardan biri stil kılavuzu kullanımı. Doğru ve tutarlı çeviriler için olmazsa olmaz bu kaynağı birçok yayın tarafından sunulan örnekleriyle inceleyebilirsiniz. Peki, stil kılavuzu ne işe yarar?

Örneğin, Amerikan İngilizcesinde tarihler ​​ay, gün ve yıl sıralamasıyla yazmak mümkündür. Dolayısıyla, 2 Ekim 2018 gibi bir tarihi ​​10-2-18 gibi kısalttığımız doğrudur. Ancak aynı sıra diğer dillerde kullanılmaz. Dünyadaki birçok ülkede günü, ay ve yıl sıralaması kullanılır. Yani yukarıdaki kısaltılmış tarih olan 10-2-18, aslında 10 Şubat 2018 olacaktır.

Stil kılavuzu tarih, kısaltma, ölçü birimi gibi birçok dil alternatifinin doğru kullanılmasını sağlar.

Elbette İngilizce çeviri için paylaştığımız bu ipuçları, doğrudan profesyonel çeviri hizmetleri sunmak için yeterli değildir. İngilizce başta olmak üzere tüm dillerde proje yönetimi, çeviri ve düzelti süreçlerinin uzman bir ekiple planlanması gerekir. Web sitesi çevirisinden, hukuki çeviriye, akademik çeviriden medikal çeviriye tüm tercüme talepleriniz için hizmet sunan profesyonel bir ekiple çalışıyor. Hemen teklif isteyin!

Mütercim-Tercümanlık Nedir?

Mütercim-Tercümanlık Nedir?

Mütercim-Tercümanlık Nedir?

Mütercim-tercümanlık, bir öğrencinin yeni adıyla bir çeviribilim bölümünde dört yıllık öğrenimini tamamladıktan sonra yazılı veya sözlü çeviri işini icra etmesine denir. Artık yazılı çevirmen olarak ifade ettiğimiz mütercimler, zamanla geliştirdikleri uzmanlık alanlarına istinaden akademik çeviri, hukuki tercüme, medikal çeviri gibi alanlarda çalışırken, tercümanlar günübirlik veya proje bazlı görevlendirilen sözlü çeviri uzmanlarıdır. Mütercim-tercümanlık, dört yıllık bir öğrenim mi gerektirir? Her iki branşında da rahat çalışma koşulları sunar mı? Bu bölümden mezun olanlar hangi sektörlerde çalışır? Bu yazımız, mütercim-tercümanlık hakkında bazı temel bilgileri sunarken nüanslara da vurgu yapmayı amaçlıyor.

Nasıl Mütercim veya Tercüman Olunur?

Mütercim-tercümanlık için en az bir lisans derecesinin tamamlanması beklenir. Öte yandan, farklı sektör uzmanlıklarına rağmen dil yeterliliğinden ötürü bu işi icra etmek isteyen uzmanların performanslarına bakılır. Ancak Türkiye Konferans Tercümanları Derneği gibi sektör temsilcisi STK’lara üyelikleri mümkün olmaz.

Mütercim-Tercümanlık ve Çalışma Alanları

Mütercimler için neredeyse her türlü mekan çalışma alanı olabilir. Yazılı çeviri projelerinde yer alan mütercimler genelde evlerinden çalışır. Öte yandan sözlü çeviri yapan tercümanlar okul, hastane, mahkeme salonu, toplantı odası ve konferans merkezi gibi birbirinden çok farklı ortamlarda çalışır. Öte yandan, pandemiyle birlikte simultane çeviri hizmetleri zoom çeviri modülü üzerinden sunulmaya başladığı için tercümanlar da uzaktan çalışan dil uzmanları haline gelmiştir.

Mütercim-Tercümanlık Kazançlı Mı?

Yazılı ve sözlü çeviri işleri üstlenen kişilerin aldıkları ücretler yetkinliklerine, doğrudan müşteriyle veya bir ajansla çalışmalarına ve hatta yaşadıkları şehre göre bile farklılık gösterir. Ülkemizde son yıllarda tüm bölümlerde olduğu gibi çeviribilim mezunları da artmakta; ancak tüm yeni meslek uzmanlarına yetecek iş hacmine ulaşılamamaktadır. İş hacmi ve ücretlendirmede Avrupa Birliği süreci, Türkiye’nin dış politika konjenktürü gibi birçok faktör rol oynamaktadır.

Gelecekte Mütercim-Tercümanlık

ABD İstihdam İstatistikleri Bürosu‘na göre, çeviri uzmanlarının istihdamının 2019’dan 2029’a yüzde 20 artacağı tahmin edilmektedir. Küreselleşme, İngilizce dışı dillerdeki çeviri talebi artışı ve teknolojik imkanlar istihdam artışını tetikleyecektir. Öte yandan yeni çeviri trendlerine göre, makineler tercüme hizmetini ortadan kaldırmayacak; daha ziyade insanların daha az emekle daha çok çeviri ürettiği bir süreci iyileştirmeye devam edecek.

Mütercim-Tercümanlıkta Öne Çıkan Nitelikler

  • İş becerileri: Mütercim ve tercümanlar serbest çalışmaları durumunda, finansal ve profesyonel unsurları başarılı bir şekilde yönetmek için genel iş becerilerine ihtiyaç duyar. Müşterilerini sürekli kılmak için pazarlama, fiyat belirleme, müşterilere hızlı dönüşler sağlama ve muhasebe gibi süreçlerle ilgilenmeleri gerekir.
  • Konsantrasyon: Hem yazılı çevirinin kalıcılığı, hem de sözlü çevirinin hassas doğası, tercümanların güçlü bir konsantrasyon yeteneği geliştirmesini sağlar.
  • Kültürel duyarlılık: Bu dil uzmanları, iletişim kurmalarına yardım ettikleri insanlar arasındaki kültürel farklılıklara ve beklentilere duyarlı olmalıdır. Başarılı çeviri farklı dillerdeki kelimeleri bilmenin yanı sırazamanda insanların kültürlerini anlamayı da gerektirir.
  • İletişim becerileri: Mütercim-tercümanlık ister serbest, ister proje bazlı, isterse tam zamanlı icra edilsin; ana iş bileşeni iletişm olduğu için tüm pozitif ve negatif durumlarda dengeli bir üslup gözetilmelidir.
  • Dinleme becerileri: Özellikle sözlü çevirmenler, en doğru çeviri performansı için aktif dinleme becerileri geliştirmelidir.
  • Okuma Becerileri: En iyi yazılı ve sözlü çeviri hizmetleri için ilgili alanda okumalar yapmak büyük fayda sağlar. Mütercim-tercümanlar okumayı sevmelidir.

Artık mütercim-tercümanlık nedir, sorusunun yanıtını bildiğinize göre, bu kariyer yolunda gerekli adımları atabilirsiniz. Öte yandan, mütercim ve tercümanlar kendi başlarına çalışabilse de, iyi çeviri şirketleri, her proje için tercüme talebini doğru profesyonellerle eşleştirmede bir adım önde olabilir. Çeviri ve sözlü çeviri hizmetleri konusunda sizi nasıl destekleyebileceğimizi öğrenmek Lingopia’ya ulaşın!

Çeviribilim Bölümleri ve Tarihçesi

Çeviribilim Bölümleri ve Tarihçesi

Çeviribilim Nedir?

Çeviribilim, yazılı ve sözlü çevirinin teori, betimleme ve uygulamasını konu alan bilim dalıdır. Çeviribilim sahalar arası bir çalışma alanına sahip olduğundan, çeviriye destek olan çeşitli bilim alanlarından destek alır. Bunlar dilbilim, sosyoloji, tarih, karşılaştırmalı edebiyat, felsefe, filoloji, göstergebilim, edebiyat gibi bilim dallarıdır. Çeviribilim kendi içinde farklı alanlara ayrılır, bu alanlardan en önemlisi uygulama ve kuram alanlarıdır.

Çeviribilimin İlkeleri Nelerdir?

Çeviribilimin temel olarak üç ana ilkesi vardır. Bunlar:

Sadakat: Hedef dilde ortaya çıkan çeviri metnin kaynak dildeki metne ne kadar benzediği, çevirmenin orijinal metne ne kadar sadık kaldığı ile alakalı ilkedir. Edebiyat çevirilerinde önemli bir yeri vardır.

Çoğul-dizge: Kuramın amacı, toplumsal düzenin içinde edebiyatın rolünü ve işlevini göstermektir. Kültür, farklı altdizgelerden oluşan bir dizgeler dizgesi olarak görülür. Edebiyat bu dizgenin bir altdizgesidir ve çeviri yazını da edebiyat dizgesinin içinde bulunur. Merkez-çevre ilişkisi düşünülerek çeviri yazının hangi durumlarda merkezde veya çevrede olduğu araştırılır.

Yapısöküm: Bu kuram sözcüklerin içini boşaltmış, “ak”ın aslında “kara” olabileceğini göstermiştir. “Yazar” kavramını öldürmüş, metnin yazardan bağımsız olduğunu, okurla metnin arasına yazarın giremeyeceği belirtilmiştir. Böylece, kendisi aynı zamanda bir okur olan çevirmene de sonsuz bir özgürlük bahşedilmiş gibi görünse de, çevirinin işlemesi için erek kültürün normlarına uygun bir şekilde üretilmesi gerekmektedir.

Çeviribilimin Tarihçesi

Çeviri eylemi dillerin tarihi kadar eskidir ve insanların dillerinin farkılaştırıldığı Babil Kulesi efsanesinde dille birlikte öne çıkan kavramdır. En eski ve ünlü çeviri örnekleri dini yazıların çevirileridir. Bunların içinde en önemlisi Tevrat’ın bilinen en eski Yunanca tercümesidir. Bir teoriye göre, bu çeviri 72 çevirmenden oluşan bir delegasyon tarafından gerçekleştirilmiş ve değerlendirilmiştir.

Bilimin gelişmesiyle birlikte Bağdat’ta matematiksel, astrolojik, astronomik ve aynı zamanda da tıbbi metinlerin çevirisi yapılmıştır. 12. ve 13. yüzyılda İspanya’da bir çeviri okulu kurulmuş, bu okulda, Arapçadan tercüme edilen tıbbi metinlerle bilim transferi sağlanmasının yanı sıra pek çok farklı konuda metinler Arapçadan tercüme edilmiştir.

Matbaanın geliştirilmesiyle çeviride büyük bir hız kazanılmış ve bilgi transferi çok daha hızlı bir şekilde gerçekleştirilmiştir. Reform’un kurucusu Martin Luther’in çevirinin sadece kelimelerin tercümesi değil, asıl kelimelerden çıkan anlamların çevirisi olması gerektiğine dair düşüncesi günümüzün modern çeviri anlayışının da temelini oluşturmaktadır.

Çeviri çok eski bir alan olsa da çevirinin bir bilim olarak ele alınması 20. yüzyılın ortalarına doğru gerçekleşmiştir. 1970’li yıllardan itibaren pek çok çeviri kuramcısı, yaptıkları araştırmalarla çeviribilime katkıda bulunmuş, çeviriye ve çevirmene yeni bir kimlik kazandırmıştır. O zamana dek pek önemsenmeyen ve “görünmez” olan çevirmene aktif bir rol yüklenmiştir.

Türkiye’deki Üniversitelerde Çeviribilim Bölümü

Ülkemizde bazı üniversitelerde Çeviribilim eğitimi direkt olarak bir bölüm şekilde verilirken bazı üniversitelerde ise alt bir disiplin olarak gösterilmektedir. İstanbul Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi, Yeditepe Üniversitesi, Atılım Üniversitesi ve Okan Üniversitesi Çeviribilim adı altında eğitim verirken geriye kalan üniversiteler mütercimlik bilim dalı eğitimini genel bir şekilde Mütercim-Tercümanlık adı altında sürdürüyor. Ülkemizde yazılı ve sözlü çeviri konusunda lisans düzeyinde ilk eğitim veren 1983-1984 eğitim yılında açmış olduğu Mütercim-Tercümanlık bölümü ise Boğaziçi Üniversitesidir. Türkiye’de Çeviribilim dışında Yazılı Çeviri Yüksek Lisans Programı, Konferans Çevirmenliği Tezsiz Yüksek Lisans Programı ve Yazılı Çeviri Doktora Programı gibi çeviri ile ilgili çeşitli lisansüstü eğitim programları da yer almaktadır.