BM tercümanları dünyaya yön veriyorlar ama asla ilgi odağı olmuyorlar. Neredeyse görünmezler, duyuluyorlar ama nadiren görülüyorlar ve yaşamları boyunca her gün tarih yazıyorlar.
Genellikle Cenevre’den Nairobi’ye, New York’a veya nerede ihtiyaç varsa oraya seyahat ediyorlar, mükemmel bir işe sahip gibi görünüyorlar. Dünyadaki en etkileyici ve itibarlı insanlardan bazılarıyla tanışır ve çalışırlar, toplantılar ve konferanslar sırasında onlar adına konuşurlar.
Ancak en küçük çeviri hatası dünya siyaseti üzerinde ciddi sonuçlar doğurabileceği için basit bir konu değildir. BM tercümanları omuzlarına yüklenmiş sorumluluğun tamamen farkındadır.
BM tercümanları ve küresel düzeyde kültür ve dil engelleriyle nasıl başa çıktıkları hakkında yedi ilginç bilgi.
1. Birleşmiş Milletlerin Altı Resmi Dili Vardır
BM’nin altı resmi dili vardır. Bu diller İngilizce, Fransızca, İspanyolca, Rusça, Çince ve Arapçadır. Organizasyon, belgeleri tüm resmi dillerde düzenler ve yayınlar, ancak Sekreterlik personeli iç haberleşme için genellikle İngilizce ve Fransızca kullanır. Diğer dört dil Bölgesel Komisyonlardaki müzakereler sırasında kullanılmaktadır.
1946’da İngilizce ve Fransızca tek ortal dil olarak kabul edildi. BM geliştikçe, altı resmi dil de ortak dil haline geldi.
BM’deki çoğu meclis başkanı konuşmalarını altı resmi dilden birinde iletir. Daha sonra tercümanlar konuşmayı diğer beş dile çevirir. Delege veya misafir bu dillerden herhangi birini konuşmuyorsa veya kullanmak istemiyorsa, bu kişiler konuşmayı İngilizce, Fransızca, İspanyolca, Rusça, Çince veya Arapça’ya çevirecek nitelikli bir tercümanın bulunmasını bekler.
Bu durumda, tercümanlar yapılan bu çeviri üzerinden çevirilerini gerçekleştirirler. Bu hatalar ve yanlış anlamalar için yeterli yer bırakan röle sistemi gibi üç aşmadan oluşan bir sistemdir. Dolayısıyla BM bu tür olaylar sırasında aracı olarak yalnızca bir dili kabul ediyor.
Birleşmiş Milletler Çeviri Hizmetinde çalışmak isteyen dilbilimcilerin ana dillerine ek olarak BM’nin kabul ettiği iki çalışma dilini de konuşmaları gerekmektedir. Bu meslek mükemmel dil becerilerinin yanı sıra geniş çaplı çeviri konularında derinlemesine bilgi gerektirir.
BM’deki müzakereler ve toplantılar siyaset, insan hakları, ekonomik ve sosyal konular, finans ve hukuki işlerinde arasında bulunduğu dikkate değer birçok konuyu içerir. Tercüman, bir delegenin ana dilinden farklı iki dilde de söylediği hemen hemen her kelimenin veya ifadenin karşılığını söyleyebilmelidir.
Tercümanlık gündemdeki küresel olaylarla ilgili gelişmeler aracılılığıyla güncel kalmaları için çaba gerektiren ve devamlı çalışmaları gereken oldukça karmaşık bir iştir.
3. Tercümanlar Aynı Anda Dinler ve Konuşur
Birleşmiş Milletler, toplantılar ve etkinlikler sırasında iletişimi kolaylaştırmak için simultane çeviri hizmetini kullanır. Bu, konuşma sırasında tercümanların çeviri yapmaları için mola vermedikleri anlamına gelir. Çevirilecek bir sonraki cümleyi dinlerken duyduklarını yüksek sesle tercüme etmeli ve konuşmalıdırlar.
Çoğu zaman, tercümanlar ses geçirmez kabinler olarak adlandırılan bir kulağında kulaklık bulunan ve mikrofona konuşan izole bölmelerde bulunurlar. Çeviri sırasında dinleme, tercüme etme ve konuşma eylemlerini aynı anda sürdürmeye çalışırlar.
Ayrıca basın toplantıları veya özel görüşmeler sırasında dinleyiciler daha az olduğu için doğrudan konferans masalarından tercüme yapabilirler. Her durumda, tercümanın dikkati üç farklı iş içinde bölündüğünden bu eylem iyi bir odaklanma gerektirir.
BM tercümanlarının konferanslar ve üst düzey toplantılar sırasında tercümanlık yapmaları için gerekli becerileri kazanmak adına yıllarca eğitim almaları gerekir.
BM tercümanı olmak için BM Seçme Sınavdan geçmek isteyen adayların dil hizmeti sektöründe çevirmen, editör veya konferans tercümanı olarak konuyla ilgili en az 200 günlük çalışma geçmişlerinin bulunması gerekir.
4. BM Tercümanları Ana Dillerinde Tercümanlık Yapıyor
Genel kural, kaliteli bir tercüme için her tercüman kendi ana dilinde tercüme yapmaktadır. Ancak bu kural altı çalışma dilinden sadece dördü için geçerlidir.
Arapça ve Çince kabinlerde bu dilleri ana dili olarak konuşan nitelikli tercümanın az sayıda olması nedeniyle tercümanların genellikle İngilizce veya Fransızcaya da tercüme etmesi gerekir.
BM tercümanlarının konuştukları iki kaynak dili mükemmel bir şekilde anladıklarını kanıtlamaları gerekir. BM’deki birçok delege ve konuşmacı için resmi dillerden herhangi biri ikinci veya üçüncü olarak bildiği bir dil olabilir ve bu durum dilbilimciler için çeviri yapmayı zorlaştırır.
Üç dilde de zengin kelime dağarcığına sahip olmalarının yanı sıra BM tercümanlarından etkinlikler, zirveler, düzenli toplantılar ve basın konferansları sırasında çevirilerine yardımcı olan BM’ye özgü terminolojiyi öğrenmeleri beklenmektedir.
5. BM Tercümanları Haftada Yedi veya Sekiz Kere Üç Saatlik Toplantı Yapıyor
Çeviri o kadar zahmetli bir iştir ki, dilbilimciler her dil çifti için iki hatta üç kişilik gruplar halinde çalışır. Konuşmacının ritmini koruyabilmek için her 20 ila 30 dakikada bir yer değiştirirler.
Kabinlerde mola vermeden çok uzun süre kalmak yorgunluğa ve duraksamalara neden olabilir. Bu duruma benzer bir olay 2009 yılında gerçekleşti; Muammer Kaddafi’nin kişisel tercümanlarından biri Libya liderinin BM Genel Kurulu önünde yaptığı açıklamayı (toplam 96 dakika sürdü!) 75 dakika boyunca tercüme ettikten sonra bayıldı.
Şu anda BM, yorgunluğu engellemek adına tercümanları haftada en fazla yedi ila sekiz üç saatlik toplantılarda çeviri yapmaları için teşvik ediyor.
6. BM Eşzamanlı Çeviriyi Sadece 70’lerde Kabul Etti
BM, dilbilimcileri ve çalışmalarının küresel güvenlik ve dünya barışı için önemli olduğunu kabul eden birkaç kuruluştan biridir. Ancak işler her zaman günümüzdeki gibi yürütülmemiştir.
BM’deki ilk tercümanlar dilbilimcilerin aksine hükümet çalışanları veya sömürge imparatorluklarında bir mesleğe sahip doğuştan çok dil bilen kişilerdi. Ayrıca, delegeler bu konuda tercümanlara hiç bir zaman güvenmemişlerdir. Böylece BM Güvenlik Konseyi, 1970’lerin başında simültane tercümeyi tamamen kabul etti.
Simultane tercüme ilk kez 1945 ve 1946 yılları arasında Müttefik güçlerde yer alan (ABD, Büyük Britanya, Fransa ve Sovyetler Birliği) hakimlerin büyük Nazi suçlularını yendiği Nürnberg Uluslararası Askeri Ceza Mahkemesi sırasında bu kadar yüksek bir makamda kullanıldı.
7. Çevirmenlerin Çalışmalarından Yola Çıkarak Birkaç Film Yapıldı
Bu eşsiz mesleğin ardındaki hayranlık, en popüler oyunculardan bazılarının BM’de çalışan bir tercümanı canlandırdığı film endüstrisinde gözden kaçmadı. Dilbilimci olmak için en ünlü yıldızlar arasında yer alan Audrey Hepburn “Charade(Öldüren Şüphe)”de bir tercümanı ve Nicole Kidman “The Interpreter(Çevirmen)” filminde bir BM tercümanını oynamıştır.
Son söylenen filmde Nicole Kidman, bu işin ne kadar önemli ve zahmetli olduğunu ve en küçük hatanın bile bu konumdaki bir konuşmanın gidişatını nasıl değiştirebileceğini göstererek mükemmel bir iş çıkarıyor.
Ancak, Sunday gazetesindeki bazı filmlere ve makalelere rağmen BM tercümanlarının (ve diğer dil uzmanlarının) yorucu çalışmaları hakkında bizim bilmediğimiz çok fazla şey var. Seyahat ederler, aynı fikirde olmadıkları görüşleri tercüme ederken objektif olmaları gerekir ve genellikle aşırı stresli koşullar altında çalışırlar.
Her zaman baskı altında olan BM tercümanları, ulusları bir araya getirmek ve gelecek nesillere dünyayı daha güvenli bir yer yapmak için önemli bir meslektir. Nitekim BM modern dünyada mütercim tercümanların önemini fark etmiş ve 30 Eylül’ü Uluslararası Çeviri Günü ilan etmiştir.
İşletmeniz için doğru uzman çevirmeni bulmak zor olabilir. Genellikle insanlar iki dil bilen herkesin çevirmen olmaya uygun olduğunu düşünür. Ta ki pazarlama materyallerindeki hataların yarattığı mahcubiyeti ya da başarısızlıkla sonuçlanan bir anlaşmanın rahatsızlığını deneyimleyene kadar. Uzman bir çevirmen, çoğu işletmenin kabul etmek isteyeceğinden çok daha büyük bir sorumluluğa sahiptir. Çevirmen işe almak riskli bir iştir – kötü bir çevirmen itibarınızı mahvedebilir ve sizin için birçok kapıyı kapatabilir. En önemlisi ise sizi profesyonellikten uzak gösterebilir ve günümüz şartlarında kim bunun sonuçlarıyla uğraşmak ister ki? İyi bir çevirmeni hızla ve rahatlıkla ayırt etmenize yardımcı olacak Uzman Bir Çevirmenin 5 Özelliğini öğrenmek istiyorsanız, okumaya devam edin.
Bir çevirmenin uzman olarak değerlendirilebilmesi için yalnızca dil bilmesi yeterli değildir; bu mesleğin çok yönlü bir birikim ve pratik gerektirdiği unutulmamalıdır. Öncelikle çevirmen kimdir sorusuna net bir yanıt vermek, bu mesleğe dair doğru bir çerçeve çizer. Nitelikli bir uzmanda bulunması gereken beceriler, hem yazılı hem de sözlü çevirmenlerde aranan temel özellikler hem de çok iyi bir çeviri için gereken unsurlar başlıklarında detaylı biçimde ele alınmıştır. Tercümanlık mesleği farklı alanlara ayrıldığı için, örneğin bir konferans çevirmeni ile bir freelance tercüman arasındaki beklentiler değişiklik gösterebilir. Bununla birlikte, her uzmanın sahip olması gereken temel yapı taşlarından biri de dil hâkimiyetidir. Bu nedenle bir tercüman olmak için kaç dil bilmek gerekir sorusu, mesleki gelişimin önemli bir parçası olarak değerlendirilmelidir.
Profesyonellik
Bir işletmenin sertifika sahibi ve deneyimli bir çevirmene ihtiyacı olduğunu söylemeye bile gerek yok. Doğru eğitimi almamış birine itimat edemezsiniz. Yalnızca bir dili biliyor olmakta profesyonellik için yeterli değildir.
Gerçekten uzman bir çevirmenle çalıştığınızdan emin olmak için sertifika talep edebilir veya güvendiğiniz kişilerden tavsiye isteyebilirsiniz. Profesyonelliğin bir başka göstergesi de son teslim tarihleri konusunda net olmaktan (ayrıca bunlara uymaktan) ve herkesin beklentilerinin aynı olmasını sağlamaktan geçmektedir.
Uzman bir çevirmen “hayır” demekten korkmaz, bahane üretmez, sorumluluk alır ve yalnızca tutabileceği sözler verir.
Dikkatli olma
Dikkat, kazanılan bir özelliktir – çevirmenler, yapılan konuşmayı dinlemek ve %100 hazır olmak için eğitim alır.
Çeviri hizmeti arzında, dikkatli bir profesyonele çok nadir rastlanmaktadır. Dikkatli uzman bir çevirmen sadece ne söylendiğine değil, nasıl ve neden söylendiğine de dikkat eder. Önemli bir kısmı, kelimeyi veya açıklamayı kaçıran bir çevirmen size pahalıya patlayabilir.
Uzman çevirmeninizin orada hazır durumda bulunması ve iletişim sürecinde olan biten her şeyle ilgili bilgi sahibi olması gerekir. Çevirmeninizin iş sırasında telefonuna baktığını veya alışveriş listesine ürün eklediğini görürseniz, başka birini bulsanız iyi edersiniz.
Kültürel farkındalık
Çevirmeninizin çevirisini yapacağı dillerin kültürlerine aşina olması, doğru kişiyi bulduğunuzun bir işaretidir.
Birçok kişi kabul etmek istemese de çeviri yapmak daha çok kültürel farkındalıkla ilgilidir. Ancak bir profesyonel, büyük fark yaratan küçük ama önemli dil nüanslarını nasıl ileteceğini bilebilir.
Kültürel farkındalık, yanlış anlamaları önlemek için esastır. Amerikan İngilizcesi ve İngiliz İngilizcesinde bile, “put something on the table” gibi basit bir deyimin tamamen farklı iki anlama geldiğini unutmamak gerek.
Uzman bir çevirmen sizi yanlış bir şey söylemekten ve itibarınızı zedelemekten koruyacaktır. Çevirmeninizin kültürel farkındalık eğitimi alıp almadığını öğrenmek için ona söz konusu diğer kültürle çalışma deneyimlerini sorabilirsiniz.
Akılda Tutabilme
Araştırmalar, dinlediğimiz şeyleri anlamak için hafızamıza başvurduğumuzu göstermektedir. Bu nedenle, uzman bir çevirmen için dinlediklerini akılda tutabilme özelliği hayati önem taşır.
Özellikle simültane çevirmenlerin söylenenleri en doğru şekilde hatırlayıp tercüme edebilmeleri için bu özelliğe sahip olmaları gerekmektedir. Çevirmenlerin söylenenleri akılda tutamaması, müzakere sırasında genellikle pahalıya mal olan hatalarla sözüm ona “boşlukları doldurma” ile sonuçlanmaktadır.
Potansiyel uzman çevirmeninize bir konuşma esnasında rastgele sıraladığınız bilgileri hatırlayıp hatırlamadığını sorarak veya söylediklerinizi yeniden ifade etmesini isteyerek akılda tutabilme özelliğini test edebilirsiniz.
Tarafsızlık
Uzman bir çevirmen, mesajınızı ileten bir aracıdır. İletişimi kurmak için farklı kelimeler kullanıyor olsa da çeviri herhangi bir kişisel görüş, duygu veya yargı içermemelidir.
Uzman çevirmeninizin tarafsız olduğunu bilirseniz ona güvenebilir ve uluslararası ilişkiler kurarken kendinizi rahat ve güvende hissedebilirsiniz. Uzman bir çevirmen, çalıştığı her alanda dil becerisine ve bilgisine sahiptir ancak müzakere eden taraflardan herhangi birine kendi görüşlerini empoze etmeye çalışmaz.
Örneğin, yabancı bir şirket sizinle iş yapmayı reddediyor peki bunun nedeni teklif ettiğiniz koşulları beğenmemesi mi yoksa çevirmeninizin böyle bir sözleşmeyi sizin asla imzalamayacağınızdan söz etmesi mi?
Uzman bir çevirmen seçerken bu kişilerin tarafsız olup olmadıklarını tartışmalı konular hakkındaki fikirlerini sorarak kolayca öğrenebilirsiniz. İşlerinin yargılamak değil çeviri yapmak olduğu bahanesiyle cevap vermeyi reddederlerse, doğru kişiye bulmuşsunuz demektir.
Sonuç
Uzman olmayan bir çevirmen işletmenizi utanç duruma düşürebilir ve siz çok geç olana kadar bunun farkına bile varmayabilirsiniz.
Kötü deneyimler yaşamış, doğru kişiyi bulmak için zaman ve tonlarca para harcamış ve kötü çeviri hizmetinden dolayı müzakereleriniz başarısız geçmişse, yukarıda bahsedilen uzman bir çevirmenin 5 özelliğini takip ederek bir dahaki sefere daha bilinçli bir seçim yapabilirsiniz.
Kötü çeviri hizmeti, uluslararası şirketlerle iş yapma fırsatını kaçırmak ve yurtdışına açılacak özgüveni kaybetmek gibi size çevirmen ücretlerinden çok daha pahalıya mal olabilir.
İş toplantılarınız veya etkinlikleriniz için tutacağınız bir sonraki uzman çevirmeninizi değerlendirirken yukarıdaki ipuçlarını aktif olarak kullanacağınızı umut ediyoruz.
Simultane çeviri, dil hizmetleri sektöründe uzmanlaşması en zor becerilerden biridir. Bu durumu konferanslarda ve mahkeme salonlarında sıkça görebilirsiniz. Çevirmenlerin işlerini yapabilmeleri için yetenek ve eğitim gerekir. Sözlü çeviri sırasında hata payı oldukça azdır; bu nedenle bu hizmeti gerçekleştirenler ulaşabilecekleri her türlü avantaja ihtiyaç duyar. Sözlü çeviri becerilerinizi nasıl geliştirebileceğinizi merak ediyorsanız simultane çeviri alanında kendinizi en iyi noktaya taşımanıza yardımcı olacak 5 ipucu:
Tahmin edin
Sözlü çevirmenler temelde iki şeyi aynı anda yapar: dinleme ve çeviri. Bu yüzden söylenecekleri tahmin edebilme yeteneği faydalı olacaktır. Deneyimle şüphesiz bu beceride daha iyi hale geleceksiniz ancak işin dışında da kendinizi geliştirmek üzere çalışabilirsiniz. Örneğin, simultane çeviri eğitimi alabilirsiniz. Bu, gelişmenize önemli ölçüde yardımcı olacaktır. Öte yandan ardıl çeviri alıştırmalarını deneyebilirsiniz. Mesela, biri konuştuğu zaman dikkatle dinleyin ve sonrasında ne söyleyeceğini tahmin etmeye çalışın.
Konuşmacıyı tanıyorsanız işiniz daha kolay olacaktır ancak her zaman konuşmacıyı tanımanız söz konusu olmayabilir. Yine de konuşmacının ne söyleyeceğini tahmin etmeyi öğrenebilirseniz, konferanslarda ve diğer etkinliklerdeki çeviri yapmak çok daha rahat hale gelecektir.
Beyninizi Zinde Tutun
Sözlü çeviri yapmak zordur bu nedenle hazırlanmak için daha da zor işlerle kendinize meydan okuyun. Örneğin, başka bir işle uğraşırken aynı anda bir konuşma dinleyin. Bu, bir alışveriş listesi yapmak veya tüm arkadaşlarınızın doğum günlerinin bir listesini çıkarmak gibi basit bir şey olabilir. Ardından konuşmanın ne kadarını hatırlayabildiğinize bakın. İlk başta bu oran çok olmayabilir ama bu tarz beyin egzersizleri yapmaya devam ettikçe çeviri becerileriniz de gelişmeye başlayacaktır. Uzun vadede size faydası dokunacağından bu tür simultane çeviri alıştırmaları yaptığınıza kesinlikle pişman olmayacaksınız.
Kültürü Anlamak
Simultane çeviri yapan biri o dili zaten biliyordur ancak kültürü bilmek apayrı bir konudur. Her kültürün, yalnızca o kültürdeki insanlara anlamlı gelen sözcükleri ve ifadeleri vardır. Konuşma dilindeki bu ifadelerden birine hazırlıksız yakalanmak hata yapmanıza neden olabilir. Bu nedenle her bir dili kültürel birikimiyle birlikte anlayabilmek çok önemlidir.
İletişim şekillerimizin ne kadar farklı ve benzersiz olduğunu öğrenmek için, dünyanın dört bir yanından diller hakkında bu büyüleyici 50 gerçeğe göz atabilirsiniz.
Sesinizi Kontrol Edin
Çeviri yaparken, sesinizi makul bir seviyede tutmanız önem arz eder. Sesiniz çok kısıksa, insanlar sizi duyamaz. Ancak sesiniz çok yükselirse de konuşmacı arka planda kalabilir. Konuşmacının sesi ve tonunu taklit etmeye çalışmamalısınız. Seyirci, konuşmacının sesinden neşeli mi yoksa gergin mi olduğunu zaten anlayabilir. Bunun yerine, çok yüksek sesle olmamak kaydıyla rahat hissettiğiniz bir şekilde konuşun. Bu ipucunu aklınızda bulundurun çünkü unutmak istemeyeceğiniz simultane çeviri tekniklerinden biri olacaktır.
Sakin olun
Bunu zaten biliyor olabilirsiniz ancak tekrarlamakta fayda var. Konuşmacının söylediği veya yaptığı hiçbir şeye tepki göstermeyin; işiniz bu değil. Ne olursa olsun, o anda en iyi şekilde çeviri yapmaya odaklanın.
Konuşmacı asıl konudan sapmaya, çok hızlı konuşmaya veya bağırmaya başlasa bile bunun işinizi engellemesine izin vermeyin. Sinirlerinize hakim olamazsanız ya geride kalırsınız ya da hata yapmaya başlarsınız. Yapmanız gereken tek şey kontrol edebileceğiniz şeyler hakkında endişe duyarak sakin kalmak ve önünüzdeki işe odaklanmak olmalıdır. Tekrar etmek gerekirse, sözlü çeviri yaparken ardıl çeviri alıştırmalarını aklınızın bir köşesinde bulundurun.
Netflix, farklı dillerde alt yazı seçenekleri, dublaj ve alt yazı kalitesi konusunda öncü bir platform. Geçmişte, over-the-top (OTT) yayın sektöründe alt yazı kalitesi gelişigüzel ele alınıyordu. Netflix çıtayı yükseltirken ayak uydurmaya çalışan rakiplerini ise zorlamaya başladı. Şirket bu işi her zaman en doğru şekilde yapamasa da İngilizcenin yanı sıra birçok dilde alt yazı ve dublajlı içerik sunması rakiplerinden açık ara önde olmasını sağlıyor.
Netflix’in internet yayıncılığı hizmetleri açısından alt yazı ve dublajda bir standart haline nasıl geldiğini öğrenin ve çevirmenlere yönelik birkaç yönergesine göz atın.
Netflix, OTT Alanında Alt Yazı ve Dublaj Konusunda Çıtayı Yükseltti
Mega yayıncılar Disney+ ve Netflix, yayınlarının büyük bir kısmı için, hatta pek az bilinenler için bile, birden çok dilde alt yazı ve ses seçenekleri sunuyor. Bazen yalnızca dublaj veya alt yazı seçeneği olsa da her dil için birçok seçenek bulunuyor. Örneğin, Fransızca alt yazısı bulunan İspanyolca filmleri ve Hollandaca dublajı olan Norveç filmlerini bulabilirsiniz.
Buna karşılık Hulu, filmlerinin ve TV programları içinde küçük bir yüzde ve tüm orijinal içerikleri için İspanyolca dublaj sunuyor. AppleTV+’da Almanca, İspanyolca ve diğer dillerde ses ve alt yazı seçeneği bulunuyor. Bununla birlikte kısıtlı kütüphanesi, Hulu veya Netflix ile karşılaştırıldığında gölgede kalan orijinal veya alınmış eserlerden oluşuyor.
Peki Netflix, çeviri seçenekleri için bu kadar geniş bir dil yelpazesi sunmayı nasıl başardı?
Netflix’in Sektöre Kazandırdıkları
Online araçlara yönelik küresel talep son yıllarda hız kazandı. İnternet yayını hizmetlerine uluslararası bir izleyici kitlesi akın etti. Filmler, diziler ve özel programlara yönelik dublaj ve alt yazı çevirisi için üçüncü taraf şirketlerle sözleşme yapmak, Netflix’in ve diğer akış hizmetlerinin cazibesini artırarak yerelleştirilmiş içeriğe odaklanan gelir akışlarını iyileştirebiliyor.
Ne Kadar Çok Dil Seçeneği, O Kadar Çok Abone
Netflix açısından küresel orijinal içerik ve ek diller eklemek üye sayısında büyük bir artış sağladı. Bu nedenle, yayın hizmeti yerelleştirilmiş içeriğe yatırım yapmaya devam etti; bugün Netflix’in keyfini 27 farklı dilde çıkarabiliyorsunuz ve bu sayı artmaya devam ediyor. Bu, iki yıl içinde abone sayısında %50’lik bir artışa yol açtı.
Alt yazı oluşturma genellikle İngilizce bir metinle başlıyor. Çevirmen bunu yerelleştirilmiş içerik oluşturmak için bir örnek olarak kullanıyor. Bu süreç, kelimesi kelimesine çeviriden farklıdır. Çevirmenler, içeriği bölgesel olarak uyarlayarak dünyanın diğer bölgelerindeki izleyiclerin algılamasını kolaylaştırıyor. Ancak öncelik her zaman orijinal içerikteki yaratıcı vizyonunu sürdürmek oluyor.
Hangi Netflix Kalite Standartları Alt Yazılarını Bu Kadar Net Hale Getiriyor?
Netflix alt yazı, dublaj ve seçmeli alt yazı çevirileri söz konusu olduğunda katı prosedürler uyguluyor. Şirket ayrıca, çevirmenlere başlangıç için daha iyi bir temel sağlayan Yapay Zeka ve Doğal Dil İşleme imkanlarını da gözden geçiriyor.
Netflix’in mevcutsa içerik sağlayıcı tarafından sağlanan alt yazıları kabul ettiğini de unutmamak gerekir.
İşte Netflix’in orijinal ve orijinal olmayan içerikler için alt yazı oluşturanlarla paylaştığı bazı üst düzey yönergeler.
Süre
Netflix, alt yazı çalışmaları için minimum ve maksimum süreler belirliyor. Minimum süre, 24fps çekim için saniyenin altıda beşi veya 20 kare oluyor. Maksimum süre ise 7 saniye.
Dosya formatı
Şirket, çoğu dil için TTML1 biçimindeki (.xml veya .ttml) alt yazı dosyalarını kabul ediyor. Japonca çevirilerin IMSC1.1 formatında (.xml) kaydedilmesi ve teslim edilmesi gerekiyor.
Glif Listesi
Glifler noktalama işaretleri, sayılar ve para birimi simgeleri gibi standart olmayan karakterleri ifade ediyor. Ayrıca şapkalı ünlüleri ve dile özgü karakterler de aynı kapsama giriyor. Kabul edilen glifleri NETFLIX Glif Listesinde görebilirsiniz.
Satır Çözümü
Netflix’te alt yazıyı özelliğini açan herkes, aynı anda 2 satırdan fazla metin görünmediğini bilir. Netflix, bir satırın tercih edildiğini belirtiyor. Alt yazıları 2 satıra bölmek için bazı yönergeler şu şekile:
Satırı noktalama işaretlerinden sonra, edatlardan veya bağlaçlardan ise önce ayırın.
Bir ismi bir sıfat veya artikelden ayırmayın, ad ve soyadlarını da birbirinden ayırmayın.
Bir özne zamiriyle fiili ayırmayın ve edatlı bir fiili edatıyla birlikte tutun.
Fiilleri bağlantılı yardımcı fiil, olumsuzluk ve dönüşlülük zamirlerinden ayırmayın.
Konumlandırma
Tüm alt yazılar ekranın üstünde veya altında ve ortalanmış olmalı (Japonca çeviriler dikey olarak yerleştirilebilir.)
Netflix Orijinalleri Jenerik Çevirileri
Eser sahnelerinin çevirilerinde tam ve zorunlu alt yazı akışları bulunmalı. Daha fazla bilgi için Originals Credit translation guide kaynağına bakın.
Eser Sahneleri/İthaflar
Eser sahneleri ve ithaflar da alt yazılıdır. “Gerçek Olaylara Dayalı” veya “John Doe’nun Anısına” bunlara örnek olarak verilebilir.
Para Birimleri ve Marka İsimleri
Alt yazı ekleyen kişiler, para birimini bölgesel izleyiciler için değiştirmemeli. Örneğin, karakterler Euro’dan bahsediyorsa, bunu Amerikalı izleyiciler için USD’ye çevirmezsiniz.
İyi bilinen İngilizce markaları kullanın veya söz konusu ürün için genel bir terim kullanın. Çeviri yaptığınız bölgede markanın başka bir ismi var mı? Eğer öyleyse, o ismi kullanın.
Alıntılar
Telif hakkı ihlalinden kaçınmak alıntıları yeniden ifade edein. Çeviri herkesin kullanıma açıksa veya telif hakkı sahibinden belgeye dayalı izin aldıysanız, çeviriyi kelimesi kelimesine kullanabilirsiniz.
Çevirmene Atıf
Original Credits translation document belgesinde belirtildiği şekilde sonda çevirmenin ismini alt yazıda belirtin. Netflix şirketlerin değil, çevirmenlerin adına yer veriyor.
Çek Cumhuriyeti dili sadece bir iletişim yolu değil aynı zamanda ülkenin geçmişi ve bugünü arasında bir köprüdür. Avrupa’nın kalbinde tarih ve kültür açısından zengin bir ülke olan Çek Cumhuriyeti yatıyor. Prag’daki köklerinden Avrupa ve ötesindeki etkisine kadar Çek Cumhuriyeti dilinin dünyasına birlikte göz atalım.
Bohem Bağlantısı
Genellikle Bohemya’nın tarihi bölgesiyle ilişkilendirilen Bohem dili, Çek diliyle derinden iç içe geçmiştir. Bu bölge Çek kültürünün ve dilinin şekillenmesinde hayati bir rol oynamıştır. Çekya’yı keşfederken, İngilizce, Slavca, Macarca ve Ukraynaca gibi dillerin etkilerini memnuniyetle karşılayarak Çek dilinin gelişmeye devam ettiği 13. yüzyıldan modern zamanlara kadar geçmiş yüzyılların yankılarını ortaya çıkarıyoruz. “Máte” (sahip olduğun) gibi Çekçe ifadeler bize bu güzel ülkeyi tanımlayan dinamik dil manzarasını hatırlatıyor.
Çek Cumhuriyeti Dilinin Tarihi
Ana dilinde “český” olarak bilinen Çek dili, Çek Cumhuriyeti’nin veya Çekya’nın resmi dilidir. Bu bir Slav dilidir, yani Rusça, Lehçe ve Slovakça gibi dillerle akrabadır. Çek dilinin tarihi, Çek ulusal canlanmasının kimliğini şekillendirmeye başladığı 13. ve 14. yüzyıllara kadar uzanıyor.
Çekçe ve Slav Kökleri
Çekçe, Lehçe ve Slovakça’yı da içeren Batı Slav dil grubunun bir parçasıdır. Bu diller pek çok benzerliğe sahiptir, ancak Çekçe’nin kendine özgü bir çekiciliği vardır. Bir zamanlar Çekoslovakya’nın bir parçası olan Çek Cumhuriyeti, Almanya, Polonya, Slovakya ve Avusturya gibi komşu ülkelerden etkilenmiştir.
Prag: Çek Cumhuriyeti Dilinin Kalbi
Çek Cumhuriyeti’nin başkenti Prag, Çek dilinin gerçekten hayat bulduğu yerdir. Burada dilin zengin tarihi, mimarisinde, edebiyatında ve günlük konuşmalarında açıkça görülmektedir. Jan Hus gibi ünlü şahsiyetler Çek dilinin gelişimine önemli katkılarda bulunmuştur.
Çek Alfabesi ve Etkileri
Çek alfabesi benzersizdir. Latin alfabesini kullanır ancak Çek diline özgü sesleri temsil eden özel karakterler ve aksan işaretleri içerir. Bu alfabe zamanla Almanca ve Latince gibi dillerden etkilenerek gelişmiştir.Tarihi boyunca Çekçe birçok dilden etkilenmiştir. Almanca, özellikle Çekya’nın bazı kısımlarının Alman yönetimi altında olduğu zamanlarda önemli bir etkiye sahipti. Fransızca, İtalyanca ve İspanyolca gibi diğer Avrupa dilleri de Çekçe kelime dağarcığına damgasını vurmuştur.
Çek Cumhuriyeti’nin Orta Avrupa’daki konumu onu dillerin ve kültürlerin eridiği bir pota haline getirmiştir. Almanya, Avusturya ve Macaristan gibi komşu ülkelerin etkisi bölgenin dil çeşitliliğine katkıda bulunmuştur. Avrupa’nın bu bölgesinde birden fazla dilin bir arada bulunması, Avrupa kültürlerinin birbirine bağlılığını vurgulamaktadır.
Modern Dünyada Çek Cumhuriyeti Dili
Günümüzün küreselleşmiş dünyasında Çek dili hala gelişiyor. Çek Cumhuriyeti’nin Avrupa Birliği’nin bir parçası olmasıyla birlikte Çekçe önemli bir Avrupa dili haline geldi. Yabancı dil olarak İngilizce, özellikle genç nesiller arasında ve kentsel alanlarda yaygın olarak öğretilmekte ve konuşulmaktadır. Çekçe tercüme hizmetlerini de bu bağlamda sunuyoruz.
Çek Cumhuriyeti’nde İngilizcenin yanı sıra Almanca, Fransızca ve Rusça gibi diller de popüler yabancı dillerdir. Bu çok dilli ortam, Çek Cumhuriyeti’ni dillerin ve kültürlerin eridiği bir pota haline getiriyor.
Çekçe, Çekya’da eğitimde kullanılan ana dildir. Çocuklar küçük yaşlardan itibaren Çekçe okuma ve yazmayı öğrenerek dilin geleceğini güvence altına alırlar. Medyada Çekçe, modern canlılığını sergileyen gazetelerde, televizyonda ve radyoda yaygın olarak kullanılmaktadır.
Çekçe konuşanlar yalnızca Çek Cumhuriyeti’nde değil. Amerika, Kanada gibi ülkelerde ve Avrupa genelindeki birçok Çek göçmeni dili canlı tutuyor. Çek dilinin bu küresel varlığı, kültürler arasında köprü kurar ve Çekleri dünya çapında birbirine bağlar.
Çekya birçok azınlık diline ev sahipliği yapmaktadır. Çekçe ile yakın akraba olan Slovakça, Çek Cumhuriyeti’nde konuşulan önde gelen azınlık dillerinden biridir. Bu dilsel çeşitlilik Çek Cumhuriyeti’nin zengin kültürel dokusunu yansıtmaktadır.