Uluslararası bir projeye hazırlanıyor ve yurtdışındaki kişiler veya işletmelerle iletişim kurmak için yardım mı arıyorsunuz? Öyleyse, dil uzmanlarınızın hangi becerilere sahip olması gerekir?
Uluslararası ticaret, birçok ülkenin ekonomik başarısının temel bileşenlerinden biridir. Investopedia’dauluslararası ticaretle ilgili bu makalenin belirttiği gibi, sabah kahvemizden akşam içtiğimiz bir kadeh şaraba kadar her şey bize uluslararası ticaret sayesinde ulaşıyor. İşletmeniz uluslararası ticaret yapmayı planlıyorsa, mevzubahis olan çok şey vardır. Bu nedenle, dil hizmetlerini doğru şekilde almanız önemlidir.
Yazılı ve sözlü çeviri, birbirine benzer ancak belirgin şekilde farklı iki dilbilim disiplinidir. Her iki hizmet de bir dilin diğerine dönüştürülmesiyle ilgilenirken, tercümanların yaptığı gibi ‘anında’ çeviri yapmak zorunda kalmakla, oturup çevirinin nasıl ilerlediğini düşünmek ve önceki kısımları istenen şekilde tekrar gözden geçirmek için zaman ayırabilmek arasında temel farklılıklar vardır.
Bu nedenle, profesyonel yazılı veya sözlü çeviri hizmetlerinden yararlanmak istiyorsanız, uluslararası hedeflerinize ulaşmanıza yardımcı olabilecek dilbilimcilerden beklediğiniz becerileri değerlendirmenin zamanı geldi. Gelin, yazılı ve sözlü çevirmenlerin ihtiyaç duyduğu farklı beceri gruplarına bir göz atalım!
Yazılı çeviri uzmanları
Mükemmel dil becerileri için yazılı (ve sözlü) çevirmenlere ihtiyacınız olduğu bariz. Ancak konu mükemmel yazılı çevirmeni görevlendirmeye geldiğinde başka nelere dikkat etmelisiniz?
Çevirmeninizin kelimelerle arasının iyi olmasının yanı sıra noktalama işaretleri konusunda da uzman olması gerekir. Her tırnak işareti, virgül ve noktalı virgülün doğru yerde olmasını sağlamak çeviri açısından önemli bir unsurdur. Nihayetinde, yanlış noktalama işaretleri sürekli olarak okuyucunun dikkatini verilmesi gereken mesajdan uzaklaştırırsa, en iyi ifade edilmiş belge bile özelliğini kaybedebilir.
Burada püf nokta, ayrıntılara özenle dikkat edilmesidir. Mızmız olarak gördüğünüz ve küçük şeyleri kafasına takan arkadaşlarınızı veya meslektaşlarınızı bilirsiniz ya… Belgelerinizi çevirmesini isteyeceğiniz türden insanlar onlardır!
Sektöre özel beceriler
Sektörünüzde özel terminoloji kullanılıyor mu? Bir ‘yabancı’nın kolayca kavramakta zorlanabileceği karmaşık fikirlerle mi uğraşıyorsunuz? Eğer öyleyse, sektöre özgü becerilere sahip bir çevirmeni görevlendirmek her şeyi değiştirebilir. Sektörünüzü renklendiren temel kavram ve ifadelere zaten aşina olan biri, olmayan birine göre bir sıfır önde başlayacaktır.
Profesyonel bir çeviri ajansıyla çalışmak çok yardımcı olabilir. Ajans, geniş bir beceri setine sahip bir tercüman ağına ulaşacaktır. Çevirmeninizin ihtisas kazanmış olmasını istediğiniz sektör veya alanı belirleyebilirsiniz. Ajans da, ihtiyaçlarınızı karşılayacak mükemmel kişiye erişmenizi sağlayacaktır.
Her halükarda yazılı ve sözlü çevirmenlerin kapsamlı bir veri tabanıyla gelen süper bilgisayarlar olmadığını unutmamalısınız. Bu nedenle, bu profesyonel çevirmenleri belirli terminoloji ile “eğitmeniz” ve işinizin/sektörünüzün incelikleri hakkında yönlendirmeniz gerekebilir. Bununla birlikte, iyi bir yazılı ve sözlü çevirmeni diğerlerinden ayıran şey, bu temel girdileri nispeten kısa bir sürede sindirme hevesleri ve yetenekleridir.
Yazılı çevirmenler için ek beceriler
Yazı dilde çalışma yapıyorsanız, çevirmeninizin tam zamanlı bir çalışan olarak başka becerilere ihtiyacı olabilir. Gösterişli pazarlama broşürleriniz mi var? Peki ya etkileyici sunumlarınız? Görsel artılarını kaybetmeden başka bir dilde yeniden oluşturulmasını istiyorsanız, masaüstü yayıncılık becerileri güçlü bir çevirmenle çalışmayı düşünebilirsiniz.
Yoksa çok sayıda ses veya video içeriğiyle mi çalışıyorsunuz? Bu durumda, transkripsiyon becerileri sunan bir tercüman aramaya değer. Video çevirisi ise kendine özgü uzmanlık becerileri gerektirir. Bu alan, birçok çeviri şirketi için büyüyen bir çalışma alanıdır. Yani ihtiyacınız olan şey mükemmel bir video çevirmeniyse kendisini kolaylıkla bulabileceğiniz anlamına gelir.
Profesyonel sözlü çeviri hizmetleri
İş toplantıları sırasında veya planladığınız bir etkinlikte iletişim kurmanıza yardımcı olacak birine mi ihtiyacınız var? Eğer öyleyse, ihtiyacınız olan bir yazılı çevirmenden ziyade sözlü çevirmendir.
Sözlü çeviri hizmetlerinin iki ana türü vardır. Simültane çeviri, tercümanın bir konuşmacının sözlerini konuşma sırasında ilettiği ve konferanslarda dinlediğiniz sözlü çeviri türüdür. Ardıl çeviri ise tercümanın konuşmacının bir cümleyi söylemesini beklediği ve konuşma durakladığında bunu çeviriyle tekrarladığı türdür.
Dilinizi konuşmayan kişilerle bire bir iş görüşmeleri yapıyorsanız ihtiyacınız olan şey ardıl tercümedir.
Tercümanların becerileri
Hiç hemen kanınızın ısındığı insanlarla tanıştığınız durumlar olur mu? Veya sohbet etmeye başlar başlamaz sizi rahat hissettiren insanlarla? Bunlar tam da tercümanınız olmasını isteyeceğiniz türden insanlardır.
Başarılı bir tercüman olmak biraz da insanlarla iyi geçinebilmektir. Cana yakın bir tercüman, toplantıdaki herkesin dil engeliyle ilgilenirken bu konuda rahat hissetmelerini sağlayabilir; bu durum, çevirinin iletilmesi için konuşmanın sürekli duraklaması gerektiğinde her zaman kolay olmayan bir şeydir.
Tercümanınızın iyi bir hatip olması ve çok hızlı düşünebilmesi de gerekir. Bir kişinin konuşmasını tercüme etmek edebi bir sanat değildir. Tercüman, amaçlanan mesajı ve bilgileri aktarırken, aynı zamanda bölgesel ifade farklılıklarını, tercüme edilemeyen deyimleri ve diğer dil özelliklerini de hesaba katmalıdır. Bunun için yeterince zeki olmaları gerekirken net ve öz güvenli bir şekilde konuşmaları da gerekir ki bu da gerçek bir sanat biçimidir!
Baskıyla başa çıkmak
Sözlü çevirmenlerin baskıyla iyi bir şekilde baş edebilmeleri gerekir. (Yazılı çevirmenler için de geçerli anacak onların durumunda baskı, anlık taleplerden ziyade yaklaşan teslim tarihlerinden kaynaklanır.)
Tartışacağınız şey, hassas bir konu mu? Veya çetin bir müzakere planınız mı var? Bu tür durumlarda, tercümanınızın tartışmalar hararetli bir hale gelse bile kendisine hakim olması ve sakin kalabilmesi çok önemlidir. Toplantının duygusundan etkilenmemeleri ve her katılımcının anlatmak istediği kelimeleri iletmeleri gerekir. Birden fazla konuşmacının aynı anda söze karıştığı durumlarda, tercümanın her bir kişinin söz sahibi olmasını sağlaması da gerekir. Çoklu görev yeteneği kesinlikle kilit önemdedir!
Özet
Artık mükemmel bir sözlü veya yazılı çevirmen işe almak için ihtiyacınız olan bilgiyle tam olarak donatılmış hissediyor musunuz? Eğer öyleyse, mükemmel! Aradığınızı bulamadıysanız profesyonel çeviri ve tercüme hizmetlerinin kullanımıyla ilgili daha ayrıntılı makaleler keşfetmek için blogumuza daha fazla göz atmaya ne dersiniz?
Daha çok işletme yeni müşteriler kazanmak, yatırım fonu çekmek, markalarının bilinirliğini artırmak ve uluslararası tedarikçilerle en uygun maliyetli anlaşmalara ulaşmak için çeviriyi kullanıyor. Ancak, en iyi çeviri ajansını nasıl seçeceğinizi bilmek zor olabilir. Peki, ajansı seçtikten sonra, iyi bir iş çıkardığını nasıl anlarsınız?
Çeviri kalitesini kontrol etme
Kurumsal belgelerinizi yeni bir dile çevirme işi için bir çeviri şirketiyle anlaştıysanız, muhtemelen o dili akıcı bir şekilde konuşamıyorsunuz. Belki de ilgili dili profesyonel düzeyde yazacak kadar değil de biraz konuşabilecek kadar biliyorsunuz. Ya da hiç konuşamıyorsunuz. Bu durumda, çeviriyi kendiniz kontrol edemiyorsanız, çeviri ajansının çok kaliteli bir çeviri ürettiğinden nasıl emin olabilirsiniz?
Çevirinin kalitesinden emin olmanız için, çeviri yapacağınız dili anadili olarak konuşan birine ihtiyacınız olacak. O dili konuşan bir arkadaşınız varsa, bu harika bir şey. Arkadaşınızı, çevrilmiş belgeyi (veya en azından bir bölümünü) gözden geçirmeye zorlayın ve ardından dilin kulağa ne kadar doğal, kullanılan ifadelerin doğru olup olmadığı vb. gibi ayrıntılı sorular sorun. Kullanılan dilin mükemmel olduğunu onaylarlarsa, bu harika. Aksi takdirde, başka bir çeviri şirketi bulmanın zamanı gelmiş olabilir!
Tabii ki, hedef dili konuşan bir arkadaşınız/personeliniz/başka bir tanıdığınız yoksa o dili, anadili olarak konuşan birinden çevrilmiş belgenin kalitesini gözden geçirmesini istemek faydalı olabilir. Muhtemelen bunun için küçük bir ücret isteyeceklerdir; ancak çevirinizin kusursuz olduğunu bilmek huzurlu hissetmenizi sağlıyorsa, paranızı yerinde harcamış olabilirsiniz.
Doğru çeviri ajansını bulmak
İş dokümanınızın çevirisi standartlara uygun değilse, bir sonraki çeviriniz için farklı bir çeviri şirketi kullanmayı düşünün. Nitelikli şirketler çeviri maliyetinin ne kadar tutacağı konusunda net olmalı, sorularınızı zamanında yanıtlamalı ve çeviriyi ne zaman teslim edecekleri konusunda belirli bir tarih vermelidir. Bir şirket en azından bunların hepsini sunmuyorsa, aramaya devam edin!
İş alanında doğru hizmetler sunan bir çeviri ajansı kolay iletişim kurmalı, uygun maliyetler sunmalı ve en önemlisi, şirketinizin ilişkilendirilmekten gurur duyacağı yüksek kaliteli çeviriler üretmelidir. Ne de olsa, çevrilen belgeler şirketinizin adıyla yayınlanıyor; ana dilinizde içerik üretirken uyduğunuz standartları aynı şekilde karşıladıklarından emin olun!
Alışık olduğumuz dünya koronavirüs (COVID-19) pandemisi süresi boyunca büyük değişimler gördü. Sosyal toplantılar bir risk faktörü olarak kabul ediliyor, iş yerinde çalışma temel hizmetlerle sınırlandırılıyor ve ne pahasına olursa olsun yüz yüze toplantılardan kaçınılıyor.
Bu tür önlemler, çeviri sektörü için konferans çeviri hizmetleri gibi temel çözümleri sağlamayı zorlaştırmış durumda. SXSW gibi yüksek profilli konferansların bile etkinliklerini iptal etmesiyle, etkinlik yerinde çeviri yapmak çoğu profesyonel için mümkün olmadı.
Ancak COVİD-19’un bize öğrettiği bir şey varsa, o da açık iletişimin önemi. Birkaç günde bir ortaya çıkan yeni bilgilerle, sektörlerin veri ve gözlemleri zamanında paylaşması her zamankinden çok daha önemli hale geldi. Bu nedenle sanal konferanslar, dünya genelinde bağlantı kurmak için yeni norm haline geldi. Uzaktan simultane çevirisinin (USÇ) devreye girdiği yer burasıdır.
Profesyonel Çeviri Hizmetlerini Sanal Bir Ortamda Kullanmak
Adından da anlaşılacağı üzere, uzaktan simultane çeviri bir konuşmayı anlamını etkilemeden çevirmede küresel standart olan geleneksel simultane çeviriye dayalı olarak oluşturulmuştur.
Simültane çeviri hizmetleri uzaktan sunulduğunda, telekomünikasyon aracılığıyla sertifikalı bir çevirmenin becerileri kullanılır. Bu da bir etkinlik mekanında çeviri ekipmanı kurmak yerine, profesyonellerin etkinliklere ve yayınlara uzaktan bağlanması anlamına gelir. Bu durum profesyonel düzeyde çeviri çözümlerinin fiziksel temasa gerek kalmadan dünya genelinde sunulmasına imkan tanır.
Denendi, Test Edildi ve Kullanıma Hazır
Uzaktan sunulan bu hizmetler mevcut durum için inanılmaz derecede uygun görünse de, çeviri sektörü açısından bir yenilik sayılmaz. Uygun maliyetli olmaları, esneklikleri ve faydalarından ötürü birçok sektör ve organizasyon için ilk tercih haline gelmişlerdir.
Denenmiş ve test edilmiş bu yaklaşım sayesinde, uzaktan sunulan bu tür hizmetler koronavirüsün ortaya çıkardığı mevcut zorlukla başa çıkmak için uygundur. Bu hizmetler güçlü iletişim ve doğru çeviri ile COVİD-19 süresince ideal konferans çeviri hizmetleri haline geldi.
Uzaktan Çeviri Hizmetlerine Nasıl Ulaşılır?
Etkin sanal toplantı ve konferans çözümleri sunan Zoom, Google Meet ve Microsoft Teams gibi çözümlerle, fiziksel mesafe kurallarına uyarak etkinliğinize ev sahipliği yapmak her zamankinden daha kolay.
Bir UÇH hizmetine ulaşmak doğru sağlayıcılarla oldukça basittir.
Nitelikli tercümanlardan oluşan küresel ağımızla konferanslarınız, etkinlikleriniz veya yayınlarınız için tüm çeviri gereksinimlerinizi karşılayan hizmetleri uzaktan sağlayabiliriz. Duruma özgü fiyatlandırma modelimiz sayesinde, tüm hizmetlerimizde sergilediğimiz şeffaflık ve uygun fiyatlardan da yararlanabilirsiniz.
Uzaktan çeviri çözümlerimiz hakkında daha fazla bilgi edinmek için bizimle iletişime geçin. İhtiyaçlarınıza en uygun tercümanı bulmanıza yardımcı olmaktan memnuniyet duyarız.
AB toplantılarının koronavirüs krizinin ortasında dondurulmasıyla birlikte serbest çevirmenler işlerini kaybediyor. Çok dilli bir Avrupa içinde iletişimi kolaylaştıran insanlar artık hayatta kalma mücadelesi veriyor.
“Ārštata tulki prasa solidaritāti.” Zigmunds Steins olmasaydı, bu cümle Avrupa Komisyonu’nun (AK) çoğu üyesi için anlaşılmaz olurdu. Bunu “Serbest tercümanlar dayanışma çağrısı yapıyor” diye tercüme ediyor.
Steins, Brüksel’deki AB kurumları için Letonca-İngilizce çeviri yapan bir serbest konferans tercümanı. O ve onun gibi insanlar, 24 resmi AB dilinin tamamında simultane çeviri yaparak çok dilli blok içinde sorunsuz iletişimi sağlayan ve neredeyse fark edilmeyen yardımcılardır.
Ani Çöküş
Steins, kişisel toplantıların seyahat yasakları ve sosyal mesafe nedeniyle durdurulmasından bu yana AB’deki tüm işlerini kaybetti. Normalde, yoğun genel kurul haftalarında tüm tercümanlık işlerinin yarısını yaklaşık 1.500 serbest çalışan üstlenir. Ancak koronavirüs pandemisiyle çok az sayıya düşen ve şu anda online olarak gerçekleştirilen işler blok tarafından daimi olarak istihdam edilen tercümanlar tarafından yapılabiliyor. Serbest çalışanlar bir anda işsiz kalırken pahalı Brüksel’de bir gelirleri olmadan yaşıyor. Geleceğin ne getireceği hakkında hiçbir fikirleri de yok.
Avrupa Komisyonu, bugün tercümanlar için her zamanki işlerin sadece %20’sinin kaldığını tahmin ediyor. Steins, artık çeviri kabinine geri dönebilmek için beklerken çaresizce oturmak zorunda. “Bu yıl Ocak-Mayıs ayları arasında çalıştığım dört işle geçimimi sağlıyorum. Bu ay kirayı ödeyemeyeceğimi zaten biliyorum” diyor.
O ve tercüman meslektaşları dayanışma çağrısı yapıyor, ancak AB kurumları şimdiye kadar sessiz kalan serbest çalışan ordusuna daha iyi destek vermek için hiçbir plan yapmadı. AK’nin bütçe kaynakları sözcüsü Balazs Ujvari, komisyonun tercümanlara en kötü kriz günlerinde yardımcı olmak için 2020 Mayıs sonuna kadar mevcut sözleşmeler için ödeme yaptığını söyledi. Ancak Haziran 2020’den itibaren tamamen kendi başlarına bırakıldılar.
29 yıldır AB zirvelerinde ve üst düzey toplantılarda altı dilden Almancaya tercümanlık yapan, diğer devlet yetkililerinin yanı sıra Almanya Başbakanı Angela Merkel için tercüme yapan Elisabeth Dörrer özellikle kötü etkilendi. Kendisi “İşimin %90’ını kaybettim” diyor. Dörrer ayrıca AB bütçe komiseri Johannes Hahn’a 600’den fazla tercüman arkadaşı tarafından imzalanan bir talep yazısını da kaleme aldı ancak şu ana kadar yanıt alamadı.
‘Kabul edilemez teklif’
Bu zor durumda, AB ajanslarıyla yürütülen müzakereleri Uluslararası Konferans Tercümanları Derneği (AIIC) devraldı.
Ancak bu görüşmeler yalnızca serbest çalışanların AB programı normale döner dönmez konferanslarda üç gün çalışarak geri ödemek zorunda kalacakları 1,300 € (1.463 $) tutarında, bir kereye mahsus avans olarak ödenen ve müzakereye kapalı bir teklife yol açtı. Sorun şu ki, ne zaman normale dönüleceğini kimse bilmiyor; normal çeviri faaliyetlerine Ocak 2021’e kadar dönülmeyebilir.
Tercümanlar, yıllardır süren özverili çalışmalarından sonra, kabul edilemez bir teklif olarak gördükleri durum karşısında öfkeli. Normalde sosyal haklar davasını sahiplenmeye her zaman hazır olan AB’nin, serbest çalışanlarına bu kadar kötü davranmasını ve onların finansal olarak başarısız olmalarına izin vermesini ironik buluyorlar.
Dörrer, “Teklifi küçük düşürücü bulduğum için reddettim” derken birçok meslektaşı da aynı nedenden dolayı aynı şekilde hareket etti. Serbest çalışanlara aylık ödenekler ödeyen AB üyesi çeşitli ülkelerin sunduğu gibi bir çözüm için çağrıda bulunuyorlar.
Ama bir umut kırıntısı var. AK sözcüsü Ujvari’ye göre Komisyon, tercümanların çevrimiçi toplantılarda uzaktan çalışmasını mümkün kılacak teknolojiyi devreye sokmak için çalışıyor. Bu başarılı olursa, serbest çalışanların önümüzdeki aylarda tekrar daha sık istihdam edilebileceğini söylüyor.
Zor Bir İş
AB için tercümanlık yapmak isteyen kişilerin birkaç üniversite diplomasına ihtiyacı varken becerilerini de sürekli geliştirmek zorundalar. Dörrer, dillere ilişkin yeterliliğini geliştirmek için her yıl üç ay ücretsiz “izin” aldığını söylüyor.
Bunu yapmak, çok sayıda teknik terimle ilgili gelişmeleri takip etmeyi gerektiriyor. Hükümet başkanları AB bütçesi hakkında tartıştığında, tercümanların tüm dillerde MFF’nin (çok yıllık mali çerçeve) ne anlama geldiğini veya bölgesel yardımın ne olduğunu bilmesi gerekiyor. Ve Avrupa Adalet Divanı’ndaki oturumlar, kapsamlı bir hukuk jargonu bilgisi zorunlu.
Tercümanlar, odadaki herkesin her şeyi anlamasını ve devlet ve hükümet başkanlarının ana dillerinde konuşabilmesini sağlaması gerekiyor. Bu nedenle, İtalya Başbakanı Giuseppe Conte, yeni koronavirüs yardım önlemleriyle ilgili bir tartışma sırasında bağırarak söylenmeye başlarsa, tercümanının her şeyi kelimesi kelimesine ve mümkün olduğunca hızlı çevirmesi gerekiyor.
Geçim Kaynağı Tehlikede
1994’ten beri AK için Fransız kabininden çeviri yapan Hanna Garcia Landa, “Komisyon buraya taşınmamıza ve çocuklarımızı Brüksel’de okula göndermemize izin veriyor ve sonra ne tür bir sosyal statüye sahip olduğumuzu umursamıyor.” diyor.
Garcia Land Brüksel’e “sadece” üç dille gelmiş ve AB’nin tercümanları daha fazla dil sunmaya devam etmeye teşvik etmesinden ötürü o zamandan beri Hollandaca da öğrendiğini söylüyor. “AB için daha cazip” olmak için yıllar önce Brüksel’e taşınmaya karar verdiğini söylüyor.
“Bizden krizin bitmesini beklememiz ve her şey bittiğinde yeniden çalışmaya başlamamız bekleniyor. Ancak pek çok meslektaşım parasız olduğu için Brüksel’i çoktan terk etmiş olacak,” diyor şu anda emekliliğe yönelik birikimleriyle geçinen Dörrer.
Ve tercümanlar, AB’nin şu anda harekete geçirdiği koronavirüs yardım paketini bir çifte standart vakası olarak görüyor. Dörrer, en kötü etkilenenlere 750 milyar euro ödenecek olmasına rağmen, tercümanların alıcılar arasında yer almamasına kızgın. “Biz de AB vatandaşıyız” diye yakınıyor.
Çeviri: Yağmur Nurşen Yıldırım, Düzelti: Lingopia Çeviri
Sığınmacılar, durumlarını dürüstçe iletmek için sıklıkla tercümanlara ihtiyaç duyar ancak birçok mülteci, Suriye iç savaşı sırasında sığınma taleplerini tehlikeye atan öğrenim görmemiş tercümanların ceremesini çekti.
Alhareth bunlardan biri. Alhareth’in Berlin’deki Federal Göçmen ve Mülteci Dairesi’nde (BAMF) randevusu vardı. O sabahki sığınma görüşmesi, onun geçmişini değerlendirip geleceğini belirleyecekti. Her şey hikayesine bağlıydı. Alhareth zaman ve sınırlar boyunca noktaları birleştirmek zorundaydı: Bağdat’taki hayatı, ölüm tehditleri, kaçırılması, babasının suikastı. Hikayesini 4 saat boyunca, anadili olan Arapçayla anlattı. Bir tercüman aracılığıyla konuşurken görüşmenin nasıl geçtiğini ölçmek zordu. Ama o kendine güveniyordu. Durumunu destekleyecek polis belgeleri elindeydi. 5 dil konuşan nitelikli bir eczacı olduğu için görüşmeci kendisine Almanya’nın onun gibi insanlara ihtiyacı olduğunu söyledi. Alhareth, kendisi de daha önce bir tercüman olarak çalıştığı için tercümanın rolünü anlıyordu. Tercümanların, diller ve kültürler arasında anlamın çevik taşıyıcıları olduklarını biliyordu.
Çevirinin Gücü
8 ay sonra, sığınma talebinin reddedildiği bir mektubu açması, kendisine tercümanların sahip olduğu gücü hatırlatmış oldu Almanca bilmediği için görüşme sırasında hikayesinin nasıl aktarıldığını ya da değiştirildiğini anlamak neredeyse imkansızdı. Alhareth şunları söyledi: “Kafam karışmıştı. Bu nedenle asıl protokolü Almancadan Arapçaya çevirecek birini bulmaya karar verdim. Sonra tercümanın Arapçayı iyi bilmediğini veya çeviri yapmayı bilmediğini fark ettim. Bazı cevaplar soruyla zar zor uyuşuyordu. Önemli detayları atlamıştı. Neredeyse benim hikayem değildi.”
BAMF’taki kişisel görüşme, iltica prosedüründeki en önemli randevu.
Sistematik problemler
Alhareth’in bu deneyimi, kötü tercümenin insan hayatını değiştirebilecek düzeydeki etkisini göstermiş oldu. Almanya merkezli bir insan hakları kuruluşu olan Pro Asyl, BAMF’taki dil hizmetlerinin, Alman iltica sistemindeki sistemik sorunların önemli bir unsuru olduğuna dikkat çeken birçok gruptan biri. Kuruluş, birçok şeyin işe alım süreçleriyle açıklanabileceğini söyledi; çünkü çevirmenler serbest çalışan olarak ve düşük ücretle görevlendirilirken yakın zamana kadar da gerçek bir resmi yeterlilik koşulu ya da dil becerileriyle ilgili yeterli kontroller bulunmuyordu.
Alman Federal Mütercim Tercümanlar ve Çevirmenler Birliği (BDÜ) de uzun süre boyunca sığınma görüşmelerinde sözlü tercüme için kalite güvencesinin iyileştirilmesini savundu. BDÜ bünyesinde topluluk çevirmenliği yetkilisi olan Yasmine Khaled-Jaiser, “BAMF tarafından görevlendirilen tercümanların çoğu, meslek uzmanlarından oluşan derneğimize katılmak için gerekli yeterli niteliklere veya dil becerilerine sahip değildi.” diyor.
BAMF sözcüsüne göre Federal Cumhuriyet’in, 2015’ten beri yüksek mülteci akımı nedeniyle büyük zorluklarla başa çıkmak zorunda kaldığının altını çizmek önemli. Örneğin 2016 yılı içerisinde 445.000’i aşkın mülteciyle çok çeşitli dillerde görüşmeler yapılırken bu görüşmeler çok sayıda tercüman gerektirdi. BAMF, 2016 yılında 2.600 kişiden oluşan serbest çevirmen ağını Eylül 2017’de 7.500’e genişletti.
Sığınma kapısındaki bekçiler
Kapasitedeki baskı yadsınamaz Bununla birlikte, tercümenin gücünü vasıfsız ellere bırakmak, tercümanları sığınma sürecinin güvenilmez bekçilerine dönüştürme riski taşıyor. Konuyu eleştirenlere göre tercüme, sistemdeki çeşitli zayıflıklardan biri Kötü tercümeye ek olarak, birçok görüşmeci sadece birkaç haftalık eğitimden geçti.
Manşetlere konu olan skandal
Sığınma görüşmelerinde etkili gözetimin eksikliğini, bu yılın başlarındaki Franco A. skandalı öne çıkardı. Bu kişi, Suriye’li olduğu iddiasıyla sığınma başvurusunda bulunan ve görüşmesinde Fransızca konuşan bir Alman askeriydi. Pro Asyl’in hukuk politikası danışmanı olan Bellinde Bartolucci, “Skandal, Suriye ve Afganistan’dan gelen 2000 mültecinin sığınma vakalarına ilişkin bir iç değerlendirme sürecini başlattı,” açıklamasını yapıyor.
Khaled-Jaiser, “BAMF’nin başvuru sahibinin nereden geldiği konusunda yalan söylediğini düşündürebilecek bir dilsel anormalliğin tercüman tarafından bildirilmesi şeklindeki son talebi anlaşılmazdı.” diyor ve ekliyor: “Bu talep, tercümanın sorumluluğunun ve belirlenmiş rolünün tamamıyla dışındadır… Böyle bir değerlendirmeyi eğitim görmemiş tercümanlara bırakmak kaçınılmaz olarak spekülasyona neden olur ve yasal olarak güvenli bir prosedür temeli oluşturamaz.”
Güven ve güç
Çeviride kaybolan geleceklere ve umutlara dair hikayeler, Berlin’de mültecilerle birkaç yıl çalışan Aziz’i artık şaşırtmıyor. “Dili konuşanlar için bile, bölgesel farklılıklar ve lehçe nüansları her şeyi değiştirebiliyor.” diye açıklıyor. “Üstelik, tercümanın sosyal ve dini geçmişi çok önemli bir rol oynuyor. Kişinin eski bir Müslüman ya da ateist olduğu örneklerdeki gibi bazen insanlar hikayelerini tercümana anlatmaktan korkuyor.”
Dil engelleri, mültecilerin deneyimleri açısından ek stres, karmaşıklık ve bazen de tehlike hissi yaratıyor.
“Bazı kişiler, tercümanlarının bağımsız olduğuna güvenmiyor,” diyor Bartolucci. “Bazı Eritrelilerin, tercümanın hala Eritre devletiyle bağlantıları olduğuna dair endişelendiğini duydum. Bazıları, birkaçının casus olabileceğinden şüpheleniyor.”
Hareket halindeki çeviri
Kar amacı gütmeyen Sınır Tanımayan Çevirmenler (TwB), yetersiz çeviri ve tercüme hizmetlerinin tüm Avrupa mülteci destek programına nasıl yayıldığını vurguladı. Bir rapor kapsamında görüştükleri 46 insani yardım kuruluşundan hiçbiri, rutin olarak mültecilere anadillerini sormadı ya da kaydetmedi.
Veri eksikliği, bilgiye yetersiz erişime yol açarken, mültecilerin güvenliğini daha tehlikeli hale getiriyor. TwB’nin kriz müdahale yöneticisi Ellie Kemp “Raporumuzda, İtalya’da insan ticaretinden kurtulan iki genç Nijeryalının dillerini konuşan kadın tercümanlar olmadığı için hikayelerini anlatamaması veya yardım alamamasıyla ilgili bir hikaye var” diyor. REACH tarafından hazırlanan bir raporda yer alan bir vaka çalışması, Fransa-İtalya sınırında refakatsiz çocuklara anlayabilecekleri bir dilde broşür dağıtılmamasının, nasıl birçoğunun daha tehlikeli yollar seçmesine yol açtığı vurgulanmaktadır.
BAMF, muhtemelen en önemli açama olan sığınma görüşmelerinde tercüme standartlarını geliştirmek için çalıştıklarını belirtiyor. Bir sözcüye göre BAMF geniş kalite kontrol önlemleri uygulamış, işe alım sürecinde güvenlik kontrollerini arttırmış ve bir şikayet sistemini hayata geçirmiş durumda. Khaled-Jaiser, BDÜ ile iş birliği içerisinde, tercümanlara yönelik eğitim webinerleri tasarladıklarını açıklıyor.
Gelişme belirtileri olumlu birer adım olsa da Alhareth gibi iltica kararlarına mahkemelerde itiraz etme konusunda zahmetli bir süreçle karşı karşıya olan insanlar için pek teselli olmuyor. Alhareth sesinde büyük bir hayal kırıklığıyla şunları söylüyor: “Tercüman, tüm sığınma sürecinin en önemli bölümü olan iltica görüşmesinde kritik bir role sahip. “Avukatım sonuç için bir yıl, belki bundan da uzun bir süre, bekleyebileceğimi söyledi. Bu kişinin çevirisi yüzünden hayatımın en az 1 yılını kaybettim.”
İlk olarak InfoMigrants’ta yayınlanmış, Deutsche Welle (DW) sitesindeki bir haberden uyarlanmıştır.
Çeviren: Yağmur Nurşen Yıldırım, Düzelti: Lingopia